Beyza'nın Kadınları

A -
A +

Türk Sineması, gerek teknik, gerek senaryo açısından ciddi bir atak döneminde. Babam ve Oğlum, Kurtlar Vadisi Irak, Gora, Organize İşler filmlerinin hasılat rekorları kırması seyircinin de yerli filmlere ilgisinin yoğunlaştığının gerçek belirtileri. Seyircinin ilgisinin artması haliyle sinemacıları da morallendirip özgün ve kaliteli filmler yapmaya zorluyor. Şu sıralarda gösterimde olan, yönetmenliğini Mustafa Altıoklar'ın yaptığı Altıoklar Film Prodüksiyon, Hermes Film ve Key Productions'ın ortak yapımı olan Beyza'nın Kadınları filmi psikolojik-polisiye alanında seri katil konusunu işleyen ciddi ve dikkat çekici bir çalışma... İster istemez geçmiş yıllarda seyrettiğimiz Brad Pitt'in başrolünü oynadığı "Seven" filmini hatırlatıyor. Çarpıcı, seri geçişleri, çıplak ve kanlı sahneleriyle Hollywood tarzı hakim. Çocukuğunda yetimhanede tacize uğrayan; kişilik bölünmesi yaşayan bir kadının kendisi ve geçmişiyle yüzleşmesi üzerine kurulan film, iki yıllık bir araştırma döneminde uzman danışmanlardan da destek alınarak hazırlanmış. Amerikan filmlerini aratmayan çarpıcı bir jeneriği var. Görüntüler ve geçişler çok ustalıklı. Komiser Ali ve dini bütün Rabia gibi yerli tiplemelere de yer verilmesine rağmen konuya dışardan bakış hissediliyor. Bir yabancı filmi seyreder gibi oluyorsunuz. Filmin ağırlıklı rollerini Demet Evgar, Tamer Karadağlı, Mine Çayıroğlu, Levent Üzümcü gibi son zamanlarda popülaritesi artan oyuncular üstlenmiş. Beyza rolünde Demet Evgar, son derece başarılı bir oyun sergiliyor. Hayat kadını rolünde Mine Çayıroğlu dikkat çekiyor. Psikiyatr olarak Levent Üzümcü başarı grafiğini bir hayli yükseltiyor. Cinayet masası komiseri rolünü üstlenen, oyununa kendine özgü tarzıyla asılan Tamer Karadağlı, Çocuklar Duymasın dizisindeki Haluk gibi maço erkek kompozisyonundan öteye geçemiyor. Yalnız burada bol bol küfrediyor! Film, onsekiz yaşından küçük olanlara yasaklanmış. Sansür kurulunun bu kararı, yasaklara karşı olan Altıoklar ve ekibini bir hayli üzmüş. Ancak, filmin anlaşılması belli bir birikim ve olgunluk gerektirdiği için bu yasak bana ters gelmedi. Ne var ki, batıda olduğu gibi bu yaş sınırı 16'ya çekilebilirdi. Bol kanlı, çapraşık cinayet filmlerinden hoşlanıyorsanız Beyza'nın Kadınları'nı ilgiyle seyreder, kaliteli çekimine olumlu puan verebilirsiniz. Yok, dünyada yeterince kanlı ölümler, hastalıklı insanlar ve yeterince şiddet var; durduk yerde sinirlerimin gerilmesini istemiyorum derseniz, film tercihinizi başka yerde kullanın derim. Korkuyorum Anne Sinemada yerli bakış dediğimiz; topluma, insanlarımıza ve olaylara kendimize özgü bir üslupla bakmanın; Gönül Yarası, Babam ve Oğlum'dan sonra tipik bir örneği Korkuyorum Anne filmi. Onun için seyirciyi hemen sarıyor, karakterlerle özdeşleştiriyor. Komşuluğun, iletişimsizliğe ve yabancılaşmaya dönüşmediği bir apartmanda hafızasını kaybeden genç bir adamın sosyal hayatla kaynaşması için komşularının gösterdikleri çabaları anlatıyor. Bu arada bir çatı altında yaşayan insanların adeta akraba kıvamında birbirleriyle ilişkileri, kendi iç sorunları, bastırılmış duyguları ana olayın paralelinde ustalıkla dile getiriliyor. Yönetmenliğini Reha Erdem'in yaptığı filmde Ali Düşenkalkar, Işıl Yücesoy, Köksal Engür, Şenay Gürler ve Arzu Bazman ağırlıklı rollerdeler ve çok başarılı karakter çiziyorlar. Sizi her bakımdan tatmin edecek, çarpık kentleşmenin odağında insan ilişkilerinin karmaşıklığını yer yer mizahi bir yaklaşımla gözler önüne seren, ustalıklı çizgilerle insani duyguların altını çizen bu sıcak atmosferli film, ailece rahatlıkla seyredebileceğiniz; son zamanların en iyi yerli filmlerinden biri. Kaçırmayın.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.