Bir kutlamanın düşündürdükleri

A -
A +

Milliyet Sanat Dergisi, geçtiğimiz günlerde 30. yılını Park Ormanda verilen bir partide kutlamış. Hayırlı olsun! Ülkemizde bir edebiyat-sanat dergisinin otuz yıl dayanması gerçekten önemli bir olay. Yöneticilerini kutluyorum. Milliyet Sanat Dergisini ilk çıktığı yıllarda bir süre takip etmiştim. Yetmişli yıllarda açtığı hikaye yarışmasına takma adla katılmıştım. Hikayem üçüncülük kazanmıştı ama dergide yayınlanmamıştı. Ondan sonra ben de dergiyle ilgimi kesmiştim. O sıralar ideolojilerin edebiyatta kamplaşmalar oluşturduğu bir dönemdi (Küreselleşmenin söz konusu olduğu, dünyanın bir ucundakilerle diğer ucundakilerin birbirlerini farklılıklarıyla tanıyıp kabullendiği bu dönemde ne yazık ki bu kamplaşma zihniyeti hâlâ devam ediyor.) Milliyet Sanat, ancak sol etiketlilere ilgi gösteriyordu. Sanatın özgürlüğüne inanan genç bir yetenek olarak ben, bu kamplaşmalardan uzak kalmaya çalışmıştım. Benim gibi düşünenlere kucak açan, sanatta ayrımcılığa kaymayan, titizliği ancak "kalitede" gösteren "Hisar" dergisine yazmağa başlamıştım. Hisar Dergisi yayın hayatının zorluklarına ancak otuz yıl dayanabildi. Rahmetli Mehmet Çınarlı'nın özverileriyle çıkan derginin mali zorluklar yüzünden kapanışı edebiyat dünyası için hâlâ doldurulamayan bir kayıptır. Hisar ekolüne dahil olan; gelenekten yararlanıp evrensele ulaşmaya çalışan yazar ve şairler (Mehmet Çınarlı, Gültekin Samancı, Mustafa Necati Karaer, Yavuz Bülent Bakiler, Yahya Akengin, Mehmet Zeki Akdağ, Sevinç Çokum vs.) sanki bu ülkenin sanatkârları değilmiş gibi Milliyet Sanat da dahil olmak üzere bütün sol çizgideki dergi yöneticilerince dikkate bile alınmadılar, yok sayıldılar. İdeolojik bağnazlıklar, kısır kamplaşmalar yüzünden edebiyatımız da sağlıklı bir gelişme gösteremedi. Berlin Duvarı yıkıldı ama bizim aydınlarımızın kafalarındaki ve yüreklerindeki duvarlar hâlâ yıkılmıyor. Yeni yüzyıl, estirdiği yeniden yapılanma ve değişim rüzgârlarıyla artık bütün bu demode zihniyet ve tavırları silip götürüyor. Milliyet Sanat Dergisi inşaallah dünyadaki bu gelişimin farkındadır; eskiden olduğu gibi ideolojik açıdan kendisine yakın bulduğu sanatkârları göklere çıkarırken, diğerlerini görmezlikten gelmez. Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yılmaz ve Milliyet Sanat ekibine nice otuz yıllar dileğiyle bu ülkenin ve iklimin yetiştirdiği değerli şairlerden biri olan Olcay Yazıcı'nın mısralarını kendilerine 30. yıl armağanı olarak sunuyorum:

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.