Biraz ışık...

A -
A +

Sadık Yalsızuçanlar; Zaman gazetesindeki bir yazısında günümüzde genel çürümüşlükten bahsederken şöyle diyor: "Yaşlı ve yorgun dünyamız, birkaç yüzyıldır bir daralma, bir kabz hali yaşıyor. Bunu, dünyanın iki büyük manevi merkezlerinden biri olan İstanbul ve İstanbul'u merkez olarak hisseden büyük coğrafyanın insanları olarak bizler daha sert biçimde yaşıyor, hissediyoruz. Aynı zamanda biliyoruz ki, karanlığın en şiddetlendiği an, aydınlığın en çok yaklaştığı vakittir. Umulur ki dünyamız yeni bir şafağa uyanmak üzere." İyimser ve düşündürücü bir yorum. Onun için mi acaba Goethe, ölüm döşeğinde "Biraz Işık..." demiştir, bilemiyorum. Bildiğim; umut içinde hep yarınlardan iyi şeyler bekleyerek geçen ömürlerimizde, vardığımız noktanın, yani bugünün karanlığın doruk noktası oluşudur. Artık "yarın" diyebileceğimiz bir zaman esnekliğimiz de kalmadı. İnsanlığın genel hal-i pür melalini en iyi gözler önüne seren film ve belgeselleri bu yüzden takip ediyorum. İşte "şövalyeliğin" masalımsı asaletini bile yok edip karmaşık bir yapıya dönüştüren; Batman serisinin yeni filmi; Kara Şövalye... Para babalarının, mafya çetelerinin, bürokrasinin garip ilişkiler ve bağlantılar içinde olduğu kapkara bir dünya... Umutlarını Batman'a bağlayan şaşkın ve çaresiz halk... Batman'ı yok etmeye çalışan Joker isimli bir psikopat ucube... Kan, şiddet, ölümler... Ve onların emrinde olağanüstü bir teknolojik donanım... Ortaya çıkan mide bulandırıcı bir kara tablo... Bir başka tabloya geçelim. Adı Bombalar Altında olan, Fransa, Lübnan, İngiltere ortak yapımı bir film. Son bombalı İsrail saldırısında bir harabeye dönüşen Güney Lübnan'da küçük oğlunu aramaya çıkan bir kadının zorlu ve ölümcül yolculuğu, anlamsız savaşların yaptığı korkunç tahribat, iç acıtıcı gerçekler, acımasız şiddet ve ölüm manzaraları... Ve gerçek hayatta yaşanılan diğer dramlar; ülkemizdeki sürekli demokrasi tartışmaları, darbe çalkantıları; ölüm saçan keneler, 50 milyon kişiyi öldüreceği sanılan(?) küresel grip salgını söylentileri, kasıp kavuran kuraklıklar; muhtemel su savaşları, arı ölümleri, Kuzey Kutbunda hızla eriyen buzullar. Bu arada TV kanallarının tatil yöresi eğlencelerini, şarkıcı-iş adamı-manken ilişkilerini, abuk sabuk dizilerini gösteren programları... Nereye baksan bir kokuşmuşluk ve karanlık! Sökmesi beklenen bir şafak adına biraz ışık... Evet! Ama nasıl?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.