Bolu

A -
A +

Bolu Kültür ve Turizm Müdürü olan, değerli dostum Salih Efiloğlu, göreve başladığından beri her telefon konuşmamızda beni Bolu'ya davet eder; ben de bir fırsatını bulup bu davete icabet edememenin üzüntüsünü duyardım. Geçtiğimiz hafta sonu Müdürlüğün Bolu'yu tanıtmak amacıyla tertiplediği basın gezisine katılıp yurdumuzun bu cennet köşesini gezme fırsatı buldum. Baharı, Bolu'nun, derelerin şırıl şırıl aktığı, sümbüller, çiğdemlerle kaplı dağlarında, yaylalarında karşıladım. Buraların tertemiz havasını teneffüs ederek kışın İstanbul'un kirli havasından daralan ciğerlerime bayram ettirdim. Bolu dağlarına çıkıp da 16. yüzyılın halk ozanı Köroğlu'nu hatırlayıp gönül sesiyle: "Benden selam olsun Bolu Beyine/Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır" türküsünü söylememek; şairane duyguların ilhamıyla coşan sevda dalgalanmaları içinde: "Sevdiceğim karşımda salın/Bilmez misin âşık halin/Yare gönderdiğim gülün/Yapracığı solmasaydı" mısralarını mırıldanmamak mümkün mü? Hani "Severim, kimseler bilmez" diye bir şarkı vardır ya, gördüğüm olağanüstü tabiat güzellikleri karşısında gönlümün dergahında yalnız Köroğlu değil, bütün halk âşıkları öyle bir dile geldi ki, kimseler duymadı... Bir üniversite şehri olan Bolu, Ankara ve İstanbul metropolleri arasında yer alan Ankara'ya 190, İstanbul'a 260 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İkibin yıl önce Bitinyalılar tarafından kurulmuş. İlk adı "Claudio". Zamanla "Poli" olarak anılmış.14. yüzyıl başlarında bölgeye hakim olan Türkler şehre "Bolu" adını vermişler. Şehrin % 55'i ormanla kaplı. Karadeniz ikliminin özellikleri hakim. Son yıllarda kültür turizmine ilginin artmasıyla iç turizmde bir hareketlenme var. Tanıdıklarımın içinde turizm şirketlerine bağlı olarak veya özel gruplar oluşturarak kültür turları yapanlar bir hayli çok. Güneydoğu şehirleri, yıldızı parlayan Safranbolu, Beypazarı revaçta. Nedense hiç hak etmediği halde Bolu biraz geride kalıyor gibi geldi bana. Gerçi kışın kayak ve sağlık turizmi hareketliymiş ama bence bu güzelim bahar günlerinde Bolu'ya gitmek çok isabetli bir seçim olur. Kendi aralarında grup oluşturup da nereye gidelim diye düşünen sevgili okuyucularıma özellikle tavsiye ederim. Unutamayacağınız doğal güzelliklerle dolu yerleri nereleri mi? İki günlük gezi sırasında gördüklerimi yazayım: Piknik ve kamp yeri olarak Yedi Göller Milli Parkı; Bolu'nun 42 km kuzeyinde. Ulaşım ancak özel araçla yapılabiliyor. Abant Gölü, sportif balıkçılık, doğa yürüyüşü, botla, faytonla gezi ve piknik yapmak için ideal bir yer. Güzelliklerine hayran kalacağınız Aladağ Yaylaları, Gerede ilçesine bağlı Esentepe (Kartalkaya'nın yanı sıra kışın burada da uluslararası kayak yarışmaları yapılıyormuş). Bolu bilindiği gibi kaplıcalar şehri. Kaplıcalar merkezin 5 km ötesinde Karasu Beldesinde bulunuyor. Doğal kaynaklı bu kaplıcalar deri, kalp, romatizma gibi birçok hastalıklara iyi geliyormuş. Tarihî hamamın yanı sıra, aile pansiyonları da var. Dört dörtlük rahatlık arayanlar için Termal Otel ihtiyaçlarınıza cevap verecek nitelikte. İstanbul'un karmaşasından, gürültüsünden sonra bana bütün şehirler sakin ve huzurlu görünüyor. Arabayla geçtiğimiz Bolu sokaklarının tenhalığı, hakim olan asude hava sanki burada yaşayan insanların stresle tanışmadığı izlenimini veriyor. Merkezin caddelerinde rastladığımız gençler buranın bir üniversite şehri olduğunu hatırlatıyor. Bir akşam yemeğinde sohbet etme fırsatı bulduğumuz genç Vali Muavini Mustafa Öztaş, "Bolu, emekliler için ideal bir yerleşim yeri. Bol miktarda hastanesiyle sağlık güvencesi olan, çeşitli gezme alanları ve dinlenme imkanları ile huzur köşesi..." dedi. Gerçekten öyle görünüyor. Şehrin sosyal hayatı, çarşı pazar durumu, esnafın sorunları hakkında bu kısa gezi süresinde fikir edinme imkanımız olmadı. Salih Efiloğlu, "Sonbaharda gazeteciler için daha uzun süreli bir gezi tertipleyeceğiz" dedi. Allah kısmet eder de bu geziye katılma fırsatı bulursam siz sevgili okuyucularıma Bolu'da hayat hakkında daha detaylı bilgiler vereceğim. Önümüzdeki hafta yazıların birinde de sizlere Bolu'nun iki güzel ve tarihî ilçesi; Mudurnu ve Göynük'ten bahsedeceğim...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.