Çağ kapatıp çağ açan güçlü hükümdarın tarih sayfalarından kopup gelip de ihtişamlı bir şekilde atıyla köprülerden atladığı, şehir metrosundan geçmiş zaman akıncılarının ezele akıp gittiği, peri bacalarında semazenlerin döndüğü, gönüller fatihi suvarilerin masal ülkelerinden fırlayıp zaman tünelini aşarak umulmadık yerde karşınıza çıkıp da size gül yaprakları fırlattığı; gerçekle düşlerin bir arada yaşandığı; tarihle şimdinin iç içe olduğu bir ülkeye kim gitmek istemez? Turizm Bakanı Mustafa Taşar, Turizmde 2. Atılım Dönemi çerçevesinde gerçekleştirdiği "Film Arşivi Oluşturma ve Film Üretim Projesi" hakkında bilgi vermek üzere tertiplediği basın toplantısında Türkiye ve İstanbul tanıtımıyla ilgili öylesine güzel ve etkileyici reklam filmleri sundu ki; nekahat sebebiyle bugünlerde biraz durulduğunu sandığım gezgin ruhum İstanbul ve Türkiye sevdasıyla şahlandı. Etkisi hâlâ kesemizde süren bu kriz ortamında nasıl olur bilmem ama Türkiye'yi karış karış dolaşma isteğiyle yanıp tutuşuyorum. Aman Allahım, Fatih Sultan Mehmet'i Boğaz Köprüsünün üstünden atlatmak sınır tanımayan nasıl bir muhayyele ürünü! Ya geçmişle gelecek arasındaki en can alıcı mekanlarda, gönül kubbelerinde dönen semazen figürleri?... Müthiş! Filmlerden ben bile bu kadar etkilendikten sonra yabancılar nasıl etkilenmez? Eminim yakın bir gelecekte Türkiye'ye gelen turist sayısında önemli artışlar olacaktır. Kim ne derse desin, çalışan kazanıyor. Bravo Taşar'a! Bakanlık yaptığı sürece turizmin bu ülkenin geleceği olduğu inancıyla gece demedi gündüz demedi (belki rüyalarında bile turizmi sayıklayarak); içte dışta herkesi bu konuda bilinçlendirip amacına ortak ederek var gücüyle çalıştı. Turizm Bakanlığına nerdeyse çağ atlattı ANAP'ın bu çalışkan arısı yorulmak, tükenmek nedir bilmiyor. Sanki biyonik adam. "Ben çalıştıkça enerji üretirim" diyor. Ne diyelim? Maaşallah! Seçim kampanyasının tozu dumana kattığı ortamda o, sanki seçim kaygısı yokmuş gibi görevini en ince detaylarına kadar layıkıyla yapmağa çalışıyor. Turizm sektöründe her alanda temeller atmış olmanın, tutarlı ve kalıcı bir turizm politikası oluşturmanın vicdan rahatlığı içinde. Önemli turizm merkezlerimizin ayrı ayrı birer turizm markası olarak algılanmasına yönelik üretilen reklam ve kısa metrajlı tanıtım filmlerini üretim projesini gerçekleştirmenin yanı sıra bir başka ilk'e de imzasını atıyor. O da 81 ilin turizm envanterini içeren 5 ciltlik dev bir eserin hazırlanmış ve baskıya verilmiş olması. Bence önümüzdeki dönemin en şanslı bakanı Taşar'dan sonra Turizm Bakanlığı görevini üstlenecek olanı. Öyle ya, hedef belirlenmiş, temeller atılmış, alt yapı hazırlanmış, yol haritası çıkarılmış... Ona sadece takip etmek kalıyor.