Burası Türkiye

A -
A +

Ülkemizde sık sık çelişkiler, garip durumlar, şaşırtıcı olaylarla karşılaşırız. Düz mantıkla bunları anlamakta zorlandığımızda "Burası Türkiye" der geçeriz. Biraz okumuşluğumuz varsa tam Aziz Nesin'lik bir hikâye konusu deriz. Aydın Ayaydın'ın Sabah Gazetesindeki köşesinde "Muğla'da Çifte Vali" başlıklı yazısında anlattıkları da böylesi bir konu. Valisi olan bir ile ikinci bir valinin nasıl atandığına ilişkin olayı Ayaydın yazısında şöyle açıklıyor: "Muğla'nın 6 yıl önceki valisi Lütfi Yiğenoğlu'nun yargı kararı yanlış uygulamaya sokuldu ve şu andaki vali atama usul ve esaslarına aykırı biçimde Bakan onayı ile merkeze alınınca Vali Temel Koçaklar atama kararını tebellüğ etmedi ve raporlu olduğu için ayrılmadı. Eski vali henüz görevdeyken yeni vali de göreve başlayarak fiili durum oluşturdu. Eminim ki kafanız karıştı. Şimdi daha çok kafanızın karışmaması için gerçekleri sizlere aktarayım. Muğla Valisi Temel Koçaklar, Aralık 2005 tarihinde 5442 sayılı İl idaresi Kanunu'na uygun biçimde çıkarılan bir kararname ile Muğla'ya vali olarak atanıyor. Ve görevine 29 Ocak 2006 tarihinde başlıyor. Halen de Muğla Valisi. Öte yandan Muğla eski valisi Lütfi Yiğenoğlu 6 yıl önce Muğla Valiliği'nden Merkez Valiliğine atanınca, Danıştay'a dava açıyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 6 yıl sonra 2007/556 sayılı kararında: "Eski Muğla Valisi Lütfi Yiğenoğlu'nun Eylemli Valilik görevinden alınmasına ilişkin işleminin iptaline" karar veriyor. Bu kararda Danıştay Lütfi Yiğenoğlu'nu tekrar Muğla Valiliği'ne atayın demiyor. Sadece diyor ki, Yiğenoğlu'nu bir ile vali yapın. Muğla eski valisi bu kararı alıp İçişleri Bakanlığı'na veriyor ve bir ile vali olarak atanmasını bekliyor. İçişleri Bakanlığının çok bilen bürokratları hemen bu kararı yasa ve teamüllere aykırı biçimde işleme koyuyor. Vali Yiğenoğlu'nu Muğla Valiliği'ne, Muğla Valisi Temel Koçaklar'ı da Merkez Valiliğine atamasını Bakan Onayı ile gerçekleştiriyor. Oysa valilerin atanmasını öngören 5442 Sayılı Kanunun 6. maddesi, valilerin atandığı usul ile Merkez Valiliği'ne atanmasını öngörüyor. Yani vali Koçaklar'ı Merkeze almak için Bakanlar Kurulu Kararı ve Cumhurbaşkanının onayladığı kararname gerekli." Devlet bünyesinde hukukun ve kuralların böyle keyfi uygulamalarla karmakarışık bir hale getirilmesi, durduk yerde kargaşa oluşturulması akla, mantığa sığmayan bir durum. İnsanın inanası gelmiyor ama ne yazık ki ülkemizde bunlar oluyor. Daha önce Mardin Valiliği yapan, Mardin'i gözde bir dünya şehri olma yolunda özveriyle, sevgiyle çalışan Temel Koçaklar, herkesin takdirini kazanmış başarılı bir vali... Böylesine başarılı bir insanı, çalışma şevkini kıracak, onurunu zedeleyecek şekilde görevden almaya kalkışmak belki bazılarını memnun eder ama zarar gören; ülke olur. Her şeyden önce insanların hukuka güveni sarsılır. Ben şahsen yaşanan bütün olumsuzlukların temelinde insana sevgi ve saygı eksikliğini buluyorum. Böyle olmasa Aydın Ayaydın'ın "Bakanlık bu işte çok aceleci davranmış. Perşembe günü Bakanlık onayı, cuma günü de görevden ayrılması faksla Temel Koçaklar'a bildirilmiş. Bu ne acele? Vali iki günde evini nasıl toplayacak, nereye yerleşecek, bunu düşünen yok!" yorumu başka nasıl izah edilir? Üstelik, söylentiye göre böylesi ivedi bir uygulama Türkiye'de ilk defa olmuş. Temennim odur ki, sağduyu galip gelir; İçişleri Bakanlığı bir yanlıştan geri dönerek bu üzücü durumu tatlıya bağlar, Sayın Koçaklar'ı yerine iade eder, sayın Yiğenoğlu'nu da valiliği boş illerden (Kayseri, Tokat veya Tunceli) birine atar.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.