Bursa üzerine...

A -
A +

Ahmet Hamdi Tanpınar, o muhteşem "Bursa'da Zaman " isimli makalesinde şöyle der: "Bu şehirde muayyen bir çağa ait olma keyfiyeti o kadar kuvvetlidir ki insan, Bursa'da ikinci bir zaman vardır diye düşünebilir. Yaşadığımız, gülüp eğlendiğimiz, çalıştığımız, seviştiğimiz zamanın yanıbaşında, ondan daha çok başka, çok daha derin, takvimle ve saatle alakası olmayan; sanatın ihtirasla, imanla yaşanmış yaşanmış hayatın ve tarihin bu şehrin havasında ebedi bir mevsim gibi ayarladığı velut ve yekpare bir zaman... Dışardan bakılınca çok defa modası geçmiş gibi görünen şeylerin, bugünkü hayatımızda artık lüzumsuz zannedebileceğimiz duyguların ve güzelliklerin malı olan bu zaman, o sadece mazisinde yaşayan bir geçmiş zaman güzeli gibi hatıralarına kapanmış olan bu şehrin nabzında kendiliğinden atar." Bugün, sanayi ve endüstri alanında hatırı sayılır kalkınma atakları içinde bulunan, dünya şehri olmaya aday Bursa'nın cıvıl cıvıl, hızlı yaşama temposu içinde Bursa'yı anlamlı ve efsunlu kılan bu ikinci zaman'ı hissetmek mümkün müdür? Temelleri sarsan, önüne çıkan her engeli savurup dağıtan küresel rüzgârlar, Tanpınar'ın "Su sesi, kanat şakırtısından billur bir avizedir Bursa'da zaman" diye şiirselleştirirken somutlaştırdığı bu zamanı da savurup dağıtır mı? Bu şehirde oturanların var oluş sebebi olan bu billur avizeyi korumada; her şeyi tüketmeye, manayı öğütmeye yönelik kapitalizm çarkında Bursa'nın manasına sahip çıkmada karar ve dirençleri var mıdır? Tarihi süreç içinde nice yangınlar, depremler geçiren; sorumsuz ellerde tarih ve kültür dokusu bozulan bu çilekeş şehrin bugün, mevcut yönetimce çehresi değiştirilirken; bu yeni çehrede parlak bir geçmişin derin ve şahsiyet ifadesi çizgilerini bulabileceğimizi umut edebilir miyiz? 1. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film festivalini izlemek için geldiğim Bursa'nın ışıklarla bezenmiş, İstanbul'u aratmayacak kadar kalabalık caddelerinde, bolluk ve bereket mekanı çarşılarında gezinirken kafamı bu tür sorular ve endişeler kurcaladı durdu. İçimi rahatlatacak cevapların ipuçlarını bulabilmek için, esasen yoğun olan çalışma programı bu festival dolayısıyla daha da yoğunlaşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin'le kısa bir görüşme yaptım. Bursa'yı uluslararası bir marka şehir haline getirmekte kararlı olan başkan, modernleşirken tarih ve kültür mirasını korumanın bilinci ve sorumluluğu içinde... Har vurup harman savrulan tarih ve kültür mirasından kalanı korumak ve ihya etmek konusunda yapılanları ve tasarlananları anlatırken gözlerinde kökü mazide olan parlak atinin parıltılarını yakalar gibi oldum. Benim, okuyucularımın da malumu olduğunu sandığım Bursa'da ikinci zamanı duyumsama merakıma gelince... Bunu dile getirdiğimde başkan bir çelebi edasıyla "anlıyorum" der gibi gülümsüyor, benim sadece bu amaç için Bursa'ya gelme düşüncemi destekliyor. Bahar kokularının etrafa yayıldığı, güneşin cömert ışıklarını uyananların ve umutların üzerinde yoğunlaştırdığı, dağlarda eriyen karların kana kana su hasretini giderdiği hayırlı ve bereketli günlerden birinde Bursa'ya gelmek inşallah nasip olur diyorum. ..... Düzeltme: Cumartesi günkü yazımda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin'in soyadı yanlışlıkla "Şimşek" diye yazılmıştır; özür dileyerek düzeltirim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.