Cem Uzan

A -
A +

Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan'ı şahsen tanımıyorum. Bazı gazetelerin onun aleyhinde verdiği haberlerin etkisiyle olacak, ilk zamanlar kendisi hakkında net; hatta pek olumlu bir kanaatim yoktu. Onunla 3 Kasım seçimlerinden birkaç ay önce Anadolu'nun muhtelif şehirlerinde yaptığı konuşmalar sebebiyle ilgilenmeğe başladım. O sıralar kendi bedenine eziyet ederek başbakanlıkta direnen Ecevit'in TV ekranındaki görüntüleri herkes gibi benim de moralimi öylesine bozuyordu ki o beyaz gömlekli, bebek yüzlü sarışın genç, her karşıma çıktığında içimde umutlar yeşeriyor, moralman bir anda kendime geliyordum. Elindeki imkanları akıllıca kullanarak yürüttüğü seçim kampanyası, iddialı konuşmaları, dağ başını duman almış marşıyla halk arasına karışması, hayranlarıyla el şaplatmaları, sarmaş dolaş resimler çektirmeleri giderek ilgimi arttırıyor, kendisine sempati duymamı sağlıyordu. Her fırsatta ortaya çıkarmağa meraklı olduğum öğretmen kimliğimle her davranışını, her konuşmasını puanlıyordum. Cem Uzan, ilkönce gençler tarafından benimsendi. Çarşıda, pazarda hangi gençle konuştuysam Cem Uzan diyordu. Hanımlar arasında da hayranları gün geçtikçe artmağa başlamıştı. Eski siyasilerden bıkan öfkeli halkın arasında; "Ne de olsa zengin adam, halkın parasına göz dikip de yolsuzluk yapmaz!" diye ilginç yorumlar yapıp Uzan'ı denemeğe karar verenlerin sayısı da oldukça kabarıktı. Bunların farkında olduğum için Genç Parti'nin seçimlerde 7.3 oranında oy alması beni hiç şaşırtmadı. Hatta, barajı aşmasını bile bekliyordum. Gözlemleyebildiğim ve algılayabildiğim kadarıyla politikaya atılmadan önce sert, haşin ve kibirli bir iş adamı görünümünde olan Cem Uzan, politikaya soyunup halkla bire bir yüzyüze geldiğinde (onların dertlerini ve çaresizliklerini anlayınca) büyük bir değişime uğradı gibi geliyor bana. Belki de gerçek kimliği ortaya çıktı. Daha önceden söz verdiği için Sarıkamış'a gitmesi, halkın arasına karışması, oradan canlı röportaj yaparak açlık sınırında olan halkın yoksulluğunun ülke kaynaklarını akıllıca kullanarak giderilebileceği mesajlarını vermesi, adeta gençliğin sesi olarak teslimiyetçi politikaların terkedilmesini vurgulaması kendisine puan kazandıran olumlu gelişmeler... Kim ne derse desin, birileri Davos sosyetesine eğlence geceleri tertiplerken (ve bu gecede yenilen içilenler günlerce gazetelere konu olurken) birilerinin -18 dereceye rağmen Türkiye'nin en ücra köşesine gidip zor şartlar altında inleyen insanların derdini dinlemesi pek tabii ki halka hoş ve anlamlı geliyor. Ayrıca, Uzan'ın gerek konuşmalarında; gerek sahibi olduğu TV kanallarında, dünyayı savaş çılgınlığına sürüklemeğe çalışan ABD'ye kafa tutma cesaretini göstermesi kendisine verilen desteği arttırıyor. Hasılı, Genç Parti, giderek iktidara güçlü bir rakip olma yolunda ilerlerken Genel Başkanları Cem Uzan, estirdiği umut rüzgarıyla; güçlü Türkiye heyecanıyla özgüvenini arttırdığı gençliği peşinden sürükleyen bir lider haline geliyor. Haberiniz olsun!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.