Cumhuriyet Bayramı düşünceleri

A -
A +

Cumhuriyetimizin 80. yıl kutlamaları sivil inisiyatifin ağır bastığı kutlamalarla yapılacak. Bu çerçevede çeşitli yerlerde çeşitli etkinliklerle ilgili haberleri basından izliyorum. Bunlar arasında Giresun'da esnafın 20-30 Ekim arasında satışlarda %25 indirim uygulaması, Deniz Komutanlığına bağlı İskenderun Gemisi ile bazı limanlarda halk sağlığı taramasının yapılacağı gibi haberler özellikle ilgimi çekiyor. Dikkatimi çeken bir başka haber de Kültür ve Turizm Bakanlığının devreye girmesiyle 11 ilde İbrahim Tatlıses,Ebru Gündeş, Serdar Ortaç, Ebru Yaşar, Aydın, Mahsun Kırmızıgül gibi popüler şarkıcı ve türkücülerin yer aldığı konserlerin tertiplenmiş olması. Bu şöhretlerin kimi verecekleri konser için para talep etmiş, kimi etmemiş. Doğrusu bunlarla ilgili tartışmaları okudukça içim burkuluyor. Bu burkuluşun sebebi elbette sadece para tartışmaları değil. *** Bu anlamlı yıldönümünde maksat, sadece eğlenmek ise, pop şarkıcıları ve medya destekli türkücülerle konser vermek işin en kolay yolu. Şimdiye kadar onlarla ağustos böceği misali çok eğlendik; birlikte şarkılar söyleyip coştuk; şakır şakır oynadık, göbek attık. Kendimizi bu eğlence havasına o kadar kaptırdık ki artık çok ciddi biçimde bizi köşeye sıkıştıran ülke sorunlarıyla ilgilenemez olduk. Bir toplumun ortak hafızasının ve ruhunun zayıflatıldığı, cumhuriyet kurumlarının zaafa uğradığı, küresel emperyal tehditlerin ülkeyi çepeçevre sardığı bu dönem, şimdiye kadar sürdürdüğümüz ağustos böceği tavırlarının bırakılması gerektiği bir zamandır. Bu zamanda hop hop zıplamaktan çok bize uyanış mesajları verecek, nice şehit kanı dökülerek kurtarılan bu topraklarda kaybettiğimiz ruhu diriltip, ortak hafızayı canlandıracak, bize sorumluluklarımızı idrak ettirecek anlamlı etkinliklere ihtiyacımız var. *** Bazıları, hele şu bayramı güle oynaya geçirelim de gerisini sonra düşünürüz diyebilirler. İşte ben, ne yazık ki böylesi bir gönül rahatlığı içinde değilim. Çünkü, Atatürk'ün Cumhuriyeti emanet ettiği gençliğin eğitim başta olmak üzere birçok sorunu halledilmemiş durumda. Gelip giden iktidarlar tarafından ihmal edilen gençlik arasında uyuşturucu müptelalığı, marka düşkünlüğü, medya yönlendirmeli magazin merakı, memleketten kaçıp gitme, sekmeden uçma gibi zaaflar yaygınlaşmış. Cumhuriyetin ilk yıllarında toplumun gözbebeği olan öğretmenler gittikçe itibar kaybetmiş; öğretmenlik, idealizmden soyutlanarak, sıradan bir meslek haline getirilmiş. Halkın çoğu açlık sınırında hayat mücadelesine terkedilmiş. Helal ve haram birbirine karışmış, toplumda kimsenin kimseye sevgisi ve saygısı kalmamış. Çıkarcılık, adam kayırmacılık, fırsatcılık, yolsuzluk, hortumculuk, görevini kötüye kullanmalar almış götürmüş. Bütün değerler hallaç pamuğu gibi savrulup gitmiş. Bilime, kültüre, sanata önem verilmez olmuş. Bu durumda nasıl, hangi yüzle bayram edebilirim; şen şakrak türküler söyleyebilirim? Nasıl?..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.