Devlet tiyatrolarında yeni dönem

A -
A +

Mine Acar ismi, geçtiğimiz güz mevsimi genel müdür değişimi sırasında Devlet Tiyatrosunda yaşanan ve basında uzun süre gündem konusu olan çalkantılar sebebiyle duyuldu. Mine Acar, yönetimde kadınlara yer verme eğiliminde olan Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç tarafından Devlet Tiyatrolarının başına getirildi. Tiyatro bünyesinde bazı kişilerin, Acar'ın kariyerinin genel müdürlük için yetersiz olduğu söylentileri gazete sütunlarında yer aldı. Acar, dört yıllık tiyatro eğitimi almış. Oyunculuk yerine dramaturg olarak çalışmayı seçmiş. Kırkın üzerinde dramaturji çalışması yapmış. Rejisörlük tecrübesi de var. 12 yıldır Üniversitelerin Tiyatro bölümlerinde eğitim görevlisi olarak ders veriyor. Objektif bir değerlendirme yapılacak olursa; Acar'da kariyer yetersizliği söz konusu değil. Üstelik, tiyatroyu her cephesiyle tanıyan bir dramaturgun iyi bir yönetici olabileceği de tiyatro çevrelerinde kabul edilen bir hüküm. Atanmasıyla ilgili dedikodulara karşı: "Yönetimde her değişim sırasında bu tür söylentiler oluyor, aslolan çalışmak ve verimli olmaktır" diyen Mine Acar, yöneticiliği sırasında yaşadıklarını ve çalışmalarını şöyle özetliyor: "Devlet Tiyatrolarının birçok sorunu olduğunu göreve geldiğim gün öğrenmedim. Bu sorunları zaten biliyordum ve şikayet edenler arasında ben de vardım. Onun için göreve gelir gelmez bu sorunlara el attım. Tiyatro çalışanları ile görüşüp tartışarak çözüm yolları bulmağa çalıştık. Başdramaturgluk ve bölge müdürlerimizin koordineli çalışmaları sonucu tüm bölgelerin ikinci, hatta birçok bölgenin üçüncü oyunlarını, rejisörlerini ve prova tarihlerinin belirlenmesini sağladık. Devlet Tiyatrolarının asal işi olan oyunların provalarının yapılması ve perdelerinin açılması işi kendi düzeni içinde yürümeğe başlayınca, başta kadrolu yönetmen açığımızı gidermek üzere diğer sorunlarımızın halline yöneldik." Anlaşılan o ki; geçtiğimiz güz dönemi, basında çeşitli dedikodularla yer alan sarsıntı geçmiş. İşler yoluna girmiş görünüyor ? Yeni kurulan birimler ve projeler Sayın Acar'ın belirttiğine göre; Devlet Tiyatrolarını uluslararası platformda daha iyi temsil edebilmek, uluslararası ilişkileri sistemli bir şekilde sürdürmek amacıyla "Dış İlişkiler ve Festivaller Birimi", yıllarca ihmal edilen çocuk tiyatrosunu olması gereken düzeye getirmek için de "Çocuk Tiyatrosu Birimi"kurulmuş. Öte yandan, Bakan Atilla Koç'un daha önce kendisiyle yaptığım bir mülakatta belirttiği gibi 81 ilde tiyatro kurma faaliyeti hızla sürmekte. Şimdiki durumda 69 il'e ulaşılmış. ? Uygulanan sanat politikası ve eser seçimleri Geçtiğimiz yıllarda rahmetli Recep Bilginer'in, Devlet Tiyatrolarındaki oyun seçimlerinde belirli yazarlara ağırlık verildiğine dair bir eleştirisi yayınlanmıştı. Bunu Acar'a hatırlattım ve uygulanan sanat politikası paralelinde eser seçimlerinin nasıl yapıldığını sordum. Şöyle cevap verdi: "Bizim sanat politikamız; her bölge tiyatromuzun hedef kitlesinin sorunlarına ışık tutacak, onları bu konularda aydınlatacak ve insanların kendileriyle yüzleşmelerini sağlayacak oyunların oynanması olarak açıklanabilir. Ulusal tiyatromuzun oluşabilmesi için yerli oyun yazarlarımızın teşvik edilmesi gerekir. Bu sebeple yerli eserlerin ağırlıklı olarak repertuarımızda yer almasından yana bir sanat politikası izlememez de doğaldır. Devlet Tiyatroları sahnesinde oynanabilecek düzeyde olan her esere şans vermek gerektiği düşüncesindeyiz. Bizim yönetimimiz için hiçbir yazar ayrıcalıklı değildir. Devlet Tiyatrolarına gönderilen oyunlar değerlendirme sonucu ya kabul edilir, ya da yeniden gözden geçirilmesi için yazarıyla iletişim kurulur. Bazı oyunların üzerinde çalışılarak düzeltilmesi mümkün değildir, bunlar reddedilir." Kanaatimce; ulusal tiyatronun gelişmesi çerçevesinde en büyük sorun; yerli yazarın yetişmesidir. Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı "Klasik Türk Edebiyatından ve Türk Masallarından Oyun Uyarlama Yarışması" adı altındaki (her şeye rağmen konu sınırlandırması içeren) yarışma bu sorunu çözecek midir, bilinmez. Bunu bekleyip göreceğiz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.