İstanbul Türk Müziği günlerinin 10. Yıldönümü kutlaması sebebiyle 15 Aralık gecesi Atatürk Kültür Merkezinde muhteşem bir müzik şöleni gerçekleştirildi. Türk Müziğinin 'televole kültürü'ne bulaşmamış kalıcı şöhretleri, virtüözleri son derece kaliteli müzik ziyafetiyle çölleşen ruhlarımızı yeşertmekle kalmadılar, kendi kendimize olan özgüvenimizi tazelediler. Türk Müziği Dernek ve Vakıfları Dayanışma Konseyinin festival programında bu kutlama günü ile ilgili bildirisi şöyle: "Bir ulus-devlet olarak Türkiye'de çağdaş bir Türk Müziğini geliştirmek ulusal amaçlarımızın bir gereği olduğu gibi, büyük önder Atatürk'ün de en büyük önem ve öncelik verdiği direktifi ve özlemiydi. Biz, müzik dernek ve vakıfları ile 10 yıldır İstanbul Türk Müziği Günleri festivaliyle, alanında özgün, disiplinli, milli kurallı, düzgün bir programı yürütmeye çalışıyor; yüce ulusumuza karşı yaşamsal nitelikte görev ve sorumluluklar yüklenmiş olan yüksek öğretim kurumları, özel müzik okulları, özellikle yönetim ve medyada görevli aydınlarımız ile bütün vatandaşlarımızın Türk ulusal müziğine karşı olan görevlerini yerine getirmekteki sorumluluk, paylaşım ve başarılarını sürekli olarak gözden geçirmeleri gerektiğine de inanıyoruz." *** Bülent Altınbaş Alaturka Grubunun nefis konseriyle açılan; büyük takdir ve alkış toplayan kutlama gecesine ne yazık ki medya tamamen ilgisiz kaldı. Oysa çıkan şarkıcı ve türkücüler bileğinin hakkıyla mesleğinin zirvesine ulaşmış, halkın sevgisini ve takdirini kazanmış Aleattin Yavaşça, Melihat Gürses, Belkıs Akkale, Arif Sağ, Musa Eroğlu, Nursaç Doğanışık, Soner Özbilen, Leman Sam, Esma Başbuğ, İnci Çayırlı, Sabahat Akkiraz, Turan Engin gibi şöhretlerle parlak bir gelecek vaat eden genç solistlerdi. Sözüm ona halkın rağbet ettiği programlar yapma çabası içinde olduklarını savunan TV kanallarının halkın sanatçılarının bir araya geldiği bu muhteşem konserine bu derece ilgisiz kalması doğrusu insafa sığmayan bir çelişki arzediyordu. *** Davetli olan Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu'nun, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in "işlerinin yoğunluğu " sebebiyle konsere katılamadıkları anons edildiğinde salondaki davetliler kırgınlıklarını anlamlı bir sessizlikle dışa vurdular. Oysa onların bizzat gelişleri çok önemliydi, Türk dilinin hırpalandığı, öksüz bırakıldığı ülkemizde ısrarla gündemden düşürülmeğe çalışılan Türk Müziğine; onun çok değerli icracılarına destek vermek toplumun kültür ve sanatı adına hayati bir anlam taşıyordu. Sayın devletlülerin ne kadar yoğun işler içinde olduklarını elbette biliyoruz. Ama gerçek şu ki bir yönetimin başarısı kültür ve sanat alanında gelişimle; ona verilen değerle doğru orantılıdır. Bu itibarla halkın tercümanı olarak bu köşede altını çizerek diyorum ki Türk Müziği Günlerinin 10. yıl kutlamasına katılmak TV kanallarının kuruluş yıldönümü toplantılarına katılmaktan daha az önemli değildi.