Edebiyatta reklam

A -
A +

Bir reklamcı şöyle diyor: "Reklam insanlara dandik şeyleri güzel gösterme sanatı değil ki! Öyle olduğunu sananlar yanılıyor. Reklam, iyi, faydalı, güzel olan şeyleri insanların hayatlarına daha hızlı sokabilmek için bir araç." İdealist bir tanımlama... Geçmiş zamanda reklama kapılıp da aldığım ama memnun kalmadığım birtakım ıvır zıvır şeylerin, içimde oluşturduğu burukluğu, tortulanmış aldanma duygusunu hatırlıyorum da "Keşke öyle olsa!" diyorum. Yaşadığımız vahşi kapitalizm sürecinde her şey reklama dayanıyor. Herhangi bir şeyin üretiminde parsayı toplayanlar reklam gücü fazla olanlar. Sesi olmayan, ancak göbek kıvırtmalarına güvenen şarkıcı bozuntularının "ben sanatçıyım" havalarına girmeleri reklam sayesinde. Televizyon güllerinin sevgilileriyle bir darılıp bir barışmaları reklam için.. Bakınız yılların solcu Genco Erkal'ı bile dolaylı reklam sayesinde tiyatrosuna müşteri toplamadı mı? Toplumda hakim olan reklam anlayışı: "Reklamın iyisi kötüsü olmaz; reklam, reklamdır" şeklinde değil midir? Türk Sinemasında reklam konusunu hicveden güzel filmler çekildi; bunları hatırlayınız. Şimdi bu konuya neden girdim, anlatayım. Bazılarına göre çok satan ama az okunan (!), tirajı ve tıraşı bol (!) yazar olarak tanımladığı Orhan Pamuk, "Kar" isimli bir kitap yazıp bastırmış. Her seferinde olduğu gibi kitap daha mürekkebi kurumadan en çok satan kitapların başında yer alıyor! Çünkü, reklamı son derece güçlü. Hangi televizyon kanalının sohbet programını açsanız karşınızda Orhan Pamuk. Büyük gazetelerde çarşaf çarşaf röportajlar... Radyo reklamlarında bile adı geçen romandan alıntılar... Yanılmıyorsam Pamuk'la ilgili ilk reklam furyası onun "Yeni Hayat" isimli kitabının yayınlanışıyla başladı. O zamanlar edebiyatta reklam fikrine alışık değildik. Çevremde okumaya meraklı pek çok kişi gibi ben de, büyük iddialarla şaheser diye tanıtılan "Yeni Hayat" kitabını aldım. O kadar zorlanmama rağmen ancak yirmibeş sayfa okuyabildim. Sonra okuyamayacağımı anlayıp bıraktım. Sanki kitap anlaşılmamak üzere yazılmıştı. Ben de iyi niyetli bir ilginin kurbanı olmuştum. Kütüphanemde yazarın "Yeni Hayat"la birlikte aldığım "Cevdet Bey ve Oğulları" kitabı duruyor. İnanır mısınız elim kitabın sayfalarını açmağa gitmiyor. Evet, ondan sonraki onca reklam kampanyalarına rağmen, çalıştığı yayınevinin dünya yazarı olarak lanse ettiği Orhan Pamuk'u okumak hiç ama hiç içimden gelmiyor. Bir meslektaş olarak bunu söylemek çok zor ama maalesef gerçek. Tabii benim gerçeğim. Şimdi yine olağanüstü reklam kampanyası sonucunda edebiyatta marka arayanlar, entelektüel görünmek isteyenler "Kar"ı satın almak için kitabevlerine koşturacaklar. Ama ben bir reklamzede olarak bunu düşünemeyeceğim ne yazık ki.. Bu da reklamın ters tepkisi. İyi mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.