Eğitim çıkmazı

A -
A +

Yıllar önce, Amerika'daki bir okulda şiddet olaylarını anlatan bir film seyretmiştim. Okul değil, çeteler arenasıydı adeta. Uyuşturucu müptelası, ceplerinde bıçak ve silah taşıyan serseri kılıklı öğrenciler, ne yapacaklarını şaşırmış çaresiz öğretmenler, aciz bir okul yönetimi... Her şeyiyle son derece rahatsızlık veren, seyredeni içten içe isyan ettirecek derecede umutsuzluğa sevk eden bir filmdi. İçimden: "İyi ki bizim okullarımızda böyle karanlık tablolar yok!" diye kendi kendimi teselli etmiştim. Şimdi, bizim okullarımız da birer şiddet yuvasına döndü. Batı'nın hastalıkları bizim gençlerimize de bulaşmış durumda. Hangi öğretmenle veya veliyle konuşsam birer dert küpü. Aslında biz bu noktaya birden gelmedik. Zaman zaman yazdığımız ikaz yazıları ne yazık ki hiç dikkate alınmadı. Kişilik, kimlik bunalımlarına terk edilen, kültür emperyalizmine korunaksız maruz bırakılan gençlerimiz etraflarını saran şiddetin birer parçası haline gelmeye başladılar. Her gün basında çıkan bıçaklama, yaralama öldürme olayları üzerinde yalnız eğitimcilerin değil, herkesin düşünmesi, sorumluluklar üzerinde ciddiyetle durulması gerekiyor. Okulların birer şiddet yuvasına dönmesi eğitimin çıkmaza girdiğinin belirtisidir. Bu çıkmazdan kurtulmamız için başta öğretmenlerin ve velilerin sıkı bir iş birliği ve dayanışma içinde olması gerekiyor. İşin hazin tarafı; genel olarak ekonomi çarkında ezilen öğretmenlerde artık o eski heves ve idealizm kalmadı. Velilerin çoğu da çocuklarını para ve şöhret getiren alanlara yönlendirir oldular. Medyanın da ne kadar sorumsuz olduğu ortada. TV kanalları reyting uğruna gençleri medya maymununa çevirmekte ısrarlılar. Şarkı yarışmaları yetmedi, şimdi dans yarışmalarıyla meşguller. Geçenlerde internette dolaşırken, ABD eski başkanlarından Abraham Lincoln'ün, oğlunun öğretmenine yolladığı bir mektup dikkatimi çekti. Mektubunda şöyle diyordu Lincoln: "Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona; her alçaklığa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşı kendini adamış bir lider vardır. Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona. Zaman alacak biliyorum; fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret. Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona. Bırak erken öğrensin zorbaların görünüşte galip olduklarını. Eğer yapabilirsen; ona kitapların hârikuladeliğini öğret. Fakat ona gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı... Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi... Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona. Herkes birbirine takılmış, bir yönde giderken; kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma. Tüm insanları dinlemesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret... Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığnı öğret. Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini... Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını, fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret. Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret. Ona nazik davran ama kucaklama onu. Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, bırak cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır. Bu, büyük bir taleptir; ne kadarını yapabilirsen yap bakalım..." Bu mektubu okuduktan sonra şöyle bir düşündüm, günümüzde herhangi bir veli kendi çocuğu için öğretmenine mektup yazacak olsa, acaba neler talep eder?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.