"Eğitim Gönüllüleri Vakfı"nın kampanyası

A -
A +

Beni şu zor günlerimizde en çok umutlandıran şey, sağlıklı sivil toplum örgütlerinin sesini duyurmaya başlamaları... Yazılarımda mümkün olduğu ölçüde onların ülke hayrına olan hizmetlerine yer vermeye çalışıyorum. Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın basın toplantısına gittiğimde vakıf başkanı İbrahim Betil'in vakfın hedefleri ve "Bir Milyon Çocuk" kampanyasını açıklayan konuşması beni bir hayli heyecanlandırdı. İçimden bu kampanya tutar dedim. Çünkü bu, eğitim alanında bir çeşit sivil seferberliğin başlaması demekti. 21-22-23 Nisan Günleri NTV televizyonunda yayınlanan "UMUTLARINI GERÇEKLEŞTİRİN- Gelecek için 24 saat" isimli televizyon programına yurtiçinden ve yurt dışından gösterilen ilgi bu tahminimde yanılmadığımı gösterdi. Açık söylemek gerekirse, ben de ilginin bu kadar yoğun olabileceğini düşünmemiştim. Sayın Betil, umutları kaybetmemenin önemine inanıyordu. Görüldüğü gibi umutlar yeşermiş, çiçek açmıştı bile... Bu arada medyanın desteğini de unutmamak gerekir. Yazılı basın ve bütün TV kanalları bu hayırlı girişimi duyurmak için adeta yarıştı. Türkiye'de hangi sorunun temeline inseniz "eğitim" gerçeği ile karşılaşıyorsunuz. Her yol Roma'ya çıkmıyor ama, her temelli çözüm arayışı düşünen insanı "eğitim"e götürüyor. Onun için eğitim, toplumları sağlıklı kılan ve uygarlık yolunu açan en önemli (hatta, birinci diyebileceğimiz) bir mesele. Küreselleşme süreci içinde ülkemizde birçok kurum "yeniden yapılanma" gereği içinde bazı düzenlemelere kalkıştığı halde nedense Milli Eğitim Bakanlığından hiç ses çıkmıyor. Yoksa çıkıyor da biz mi duymuyoruz? (Aslen eğitimci olduğum için eğitimle ilgili hiçbir faaliyeti kolay kolay gözden kaçırmam; bu, böyle biline) Bakanlığın kaynak yetersizliği ve yapısal sorunlar sebebiyle sıkıntı içinde olduğunu biliyoruz. Ama sistemde zihniyet değişikliği yapmak bu kadar zor mu? Hâlâ ezberci ve bilenle bilmeyeni bir tutan anlayışta direnmenin anlamı ne? Eğitim sorumluluğunun "Eğitim Gönüllüleri Vakfı"nın telkin ettiği şekilde bütün topluma yayılması belki şimdiye kadar süregelen ihmallerin giderilmesinde, zihni ve yapısal değişikliklerin gerçekleşmesinde öncü rol oynayacak. Çünkü, ağır sorunlarla boğuşan Türkiye'nin aydınlık yarınlarını gerçekleştirebilmesi fikri hür, vicdanı hür; sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, edindiği bilgiyi kullanabilen, sorgulayan, demokrasi kültürü almış, insan haklarına saygılı gençliğin yetişmesine bağlı. Bunun gerçekleşmesi için de hepimiz; kimimiz bağışlarımızla, kimimiz gönülle hizmetlerle katkıda bulunmak zorundayız. Morallerin çökük olduğu bir ortamda filizlenen eğitim umuduyla toplumca doğrulmak ve kenetlenmek güzel bir olay. Temennim, bu inanç ve bağış halkasının genişlemesi; özellikle eğitim imkanlarından yeterince faydalanamayan bütün çocuklara ulaşabilinmesi... Bu da Eğitim Gönüllüleri Vakfı'na vereceğimiz desteğe bağlı... Bu destek, hiç bitmemeli! (Eğitim Gönüllüleri Vakfı: 0216 492 32 32)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.