Ekranlar kararmasın!

A -
A +

Bu, benim TV ekranlarının karartılmaması konusunda yazdığım ikinci yazı... Şimdi, madem birinci yazın etkili olmadı niye ikinciyi yazıyorsun diye soranlar çıkabilir. Biliyorsunuz, bu ülkede anlayanlar anladıklarını anlamayanlara anlatmadıkları gibi bazen bir şeyi anlatmak için davul zurna bile az geliyor. İcabında sözü en az yetmiş bin kere tekrarlamak gerekiyor. Malum, bu da bir eğitim sorunu... Bugünlerde TV kanallarını dolaşırken beş tanesinin birden (Star, Starmax, Star 6, Star 8 ve Anadolu TV) kapatılmış olmasını görmek fena halde canımı sıkıyor. TV'yi kapatıp kitap okumayı seçiyorum. Otuz günlük kapatma süresini bırakın, ekranların bir günlük bile kapatılmasını kabullenemiyor, bunu kişisel hak ve özgürlüklere indirilen bir darbe olarak görüyorum. Birilerinin benim neyi seyredip neyi seyretmemem konusunda karar vermesini, bu hususta beni yönlendirmesini içime sindiremiyorum. Okuyucular arasında, sapın samana karıştığı bu curcuna ortamında denetim olmayacak mı yani diyenler çıkabilir. Denetim tabii ki olacak. Denetim mekanizmasını önce sorumluluk sahibi yayıncılar kendi bünyelerinde işletecekler. Denetleme amacıyla kurulan RTÜK de bu görevini yasaklayıcı zihniyetle değil de, uyarıcı ve yol gösterici bir tutumla yerine getirecek. Yayıncılık ilkelerinden birinin ihlali durumunda, ekran karartma yerine uyarı, ihlale sebep olan programı yayından kaldırma (onun yerine eğitim ağırlıklı program veya belgesel koyma), ağır para cezası, reklam almayı kısıtlama gibi cezalar verilebilir. İlle ekran karartmak iç karartıcı bir yasakçılık tavrı. Bu ülke insanları yasakçılıktan çok çektiği gibi bu zihniyetle bir yere varamadı. Üstelik ekran karartmak, yalnız yayıncıyı değil, milyonlarca seyirciyi de ağır bir biçimde cezalandırmak anlamına geliyor. Oysa, seyircinin günahı ne? Yalnız seyircinin mi? Beğeniyle seyredilen diğer programların, dizilerin, belgesellerin... Hele hele canla başla görevlerini yerine getirmeğe kalkan TV çalışanlarının günahı ne? AB'ye uyum yasalarının peşpeşe çıkarıldığı şu günlerde (ne yazık ki tarafsızlığı tartışılır hale gelen) RTÜK de özeleştiri yapmalı ve kendini yenilemeli diye düşünüyorum. Ve... Ekranların aydınlık kalmasını istiyorum!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.