Benim hayatım İstanbul'da geçti. Anadolu'yu ancak emekli olduktan sonra gezmeğe başladım. Şimdiye kadar ezbere yaşadığım memleket sevgisini bire bir, canlı bir şekilde yaşamanın zevkine eriştim. Güzel ülkemin güzel insanlarını yakından tanıdıkça yüreğimdeki sevgi cevheri daha bir parladı, daha bir güçlendi. Koca metropolün trafiğinden, gürültüsünden ve karmaşasından yorgun düşüp betonlar arasında yüreğim soğumağa başlayınca valizimi kaptığım gibi Anadolu yollarına düşüyorum. Biliyorum ki benim gönlüm Anadolu'ya ait; onun için "Ben İstanbulluyum" demek yerine "Ben Anadoluluyum" demek tabiatıma daha uygun düşüyor. Türk Halk Müziğinin eşsiz yorumcusu Esat Kabaklı, gidemediğimde Anadolu'nun ruhunu ve sesini bana getiren bir sanatkar. Geçtiğimiz çarşamba akşamı, başkanlığını Servet Kabaklı'nın yaptığı Türk Edebiyatı Vakfı, Cemal Reşit Rey Salonunda Ahmet Kabaklı'nın hatırasına Esat Kabaklı'nın solist olduğu bir konser tertipledi. Konser öncesinde Türk Edebiyatı ve fikir hayatının seçkin şahsiyeti, Şeyhülmuharririn Ahmet Kabaklı'nın hayatını, çalışmalarını ve eserlerini anlatan bir multivizyon gösterisi yapıldı. Merhum Kabaklı, topluma kendisini adamışlığı, tarihi ve kültürel değerlere derin bir samimiyet ve inançla sahip çıkmasıyla gönüllere taht kurmuş unutulmaz bir alperen, mazlumlara kol-kanat geren bir Anadolu beyefendisiydi. Onun eserlerine örnek bir vefa duygusuyla sahip çıkan yeğenleri Servet Kabaklı ve Esat Kabaklı da öyle. Konser ortamı herkesin aynı duyguda birleştiği bir vefa ve dostluk meclisiydi. Böyle bir atmosfer içinde Kerkük, Elazığ ve Urfa türkülerini er yüreğiyle ve gönül lisanıyla seslendiren Esat Kabaklı bize unutulmaz bir türkü şöleni verdi. O türküler, o davudi ses, o müthiş yorum neler hissettirmedi ki bize... Yokluklarını her gün biraz daha hissettiğimiz aziz canlarımızın; ecel şerbeti içmiş analarımızın, babalarımızın, ninelerimizin, dayılarımızın, teyzelerimizin özlemleriyle sarsıldık. Geçim derdiyle terk edilen sılaların doyumsuz güzelliklerine; dağlarına, yaylalarına doğru bir kuş olup havalandık, muhabbet sofralarında bölüşülen ekmeklerin tadını damaklarımızda hissettik. Kerkük'ün ıstırabıyla kavrulduk. Gurbet trenine binip Dede Korkut iklimine uzandık. "Sen gidersen seni kimden soram yar" diye sevda ve ayrılık hıçkırıklarıyla kader rüzgarına kapıldık. Harputlu Yol Yemez'in öyküsünde gülümsedik. Hasılı Esat Kabaklı bu muhteşem konserinde bize bir kere daha insanlığımızı ve bu ülkeye olan derin sevdamızı hatırlattı. Esat Kabaklı'yı dinlemek öz cana kavuşmak gibi bir şey... Bir albüm: SÜRGÜN Esat Kabaklı, Asya Müzik&Film Yapım Yayıncılık Şirketince hazırlanan bu albümünde bütün türkü dostlarına ve gönlü sürgüne düşenlere sesleniyor.