Fransa'nın çifte standardı

A -
A +

AB ülkelerinin çifte standart uygulamalarını göz ardı edip körü körüne, teslimiyetçi bir ruhla AB yanlısı olanlara; bu arada Avrupayı tanımak isteyenlere hatırlatalım: "Tarih yazmak, yasaların değil, tarihçilerin işidir." Bu sözü, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, geçen yıl, Fransız sömürge tarihinin iyi yanlarının(!) anlatımı için çıkarılan yasaya gelen sert tepkiler üzerine söylemiş ve sömürgecilikle ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasını istemişti. Geçtiğimiz yıl sonu, 19 ünlü Fransız bilim adamı, 2001'de Fransız Parlamantosunun Türklerin Ermeni soykırımı yaptığını resmen tanıyan kararına rağmen "bilimin objektifliğini" gündeme getiren bir ortak açıklama yapmışlardı. Bu ortak açıklamada şöyle deniyordu: "Tarih, bir din değildir. Tarihçi, hiçbir dogmayı kabul emez, hiçbir yasağa saygı göstermez, hiçbir tabu tanımaz; bu rahatsız edebilir; ancak, tarih ahlak değildir. Tarihçinin kınama ve yüceltme rolü yoktur, onlar açıklar. Tarihçi geçmişin çağdaş ideolojik şemalarını yapıştırmaz ve bugünün hassasiyetini geçmiş zamanın olaylarına yerleştirmez, tarih hukuki bir obje, tarih bir hafızayı hesaba katar ama hafıza değildir. Tarihçi bilimsel araştırmalarla insanların anılarını toplar ve onları diğerlerininki ile karşılaştırır. Özgür bir devlette, ne parlamento ne de adli merciler gerçek tarihi tanımlayamaz." Bilim adamları, bu bildiri sonunda aralarında sözde Ermeni soykırımı yasası da olmak üzere parlamentoda tarihle ilgili yasaların geri çekilmesini istemişler. AB üyesi Fransa, bilim adamlarının bu isteklerini; dolayısıyla bilimi ve ifade özgürlüğünü gözardı ederek ilgili yasaları geri çekmek şöyle dursun, bir adım daha ileri giderek Ermeni soykırımı olmadığını söyleyenlere hapis ve para cezası getirmeyi amaçlayan yasayı çıkarmaya çalışıyor. 18 Mayısta sosyalistlerin teklifi olarak Fransız meclisine gelecek olan bu yasa, kabul edilirse bilime, demokrasiye, sağduyuya; bizatihi AB ortak değerlerine indirilmiş bir darbe olacak! Ama çifte standart uygulamalarıyla ikide bir Türk halkını inciten AB üyesi ülkeler, buna ses çıkarmadıkları gibi, Ermeni diasporasının baskılarıyla parlamentolarında sözde soykırımla ilgili olarak aleyhimize kararlar çıkartıyorlar, kin anıtlarının dikilmesine izin veriyorlar. Başta Fransa olmak üzere hiçbiri kendi tarihleriyle yüzleşmeye yanaşmadıkları gibi bugün Irak işgaline ve masum insanların öldürülmelerine tepki gösteremiyorlar! Aba altından sopa gösterip bize her istediklerini yaptırmaya, akılları sıra demokrasi, insan hakları, özgürlük dersi vermeye kalkıyorlar. Kendilerine soralım bakalım: Başbakanı, Ermenistan başkanına, tarihi aydınlatmak üzere iki ülke arasında ortak komisyon kurma önerisinde bulunan, Meclis'i ortak komisyon kararını uygulama yolunda irade açıklaması yapan; halkı ve aydınları dünya barışının korunmasından yana olan Türkiye mi daha demokrat ve olgun; yoksa bilimin sözüne kulak tıkayıp yasaklar peşinde koşan Fransa mı?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.