Dünyanın en büyük şairlerinden biri olan Fuzuli'nin mezarı Bağdat'ta. İkinci kez bombalanma tehlikesiyle karşı karşıya. Mayası acı ve çileyle yoğrulan bu şairimizin büyüklüğü sadece söz sanatlarında gösterdiği olağanüstü hünerden değil; aynı zamanda insan tabiatını değişmez yönleriyle çok iyi tanımasından ileri geliyor. Onun şu beyti insanoğlunun sevgiyle değil, hırsla egemen olduğu bütün zamanların bir ifadesi değil midir: Dost bi-perva felek bi-rahm devrân bi-sükûn Dert çok hem dert yok düşman kavi tali zebun (Dost kayıtsız, felek merhametsiz, dünya kargaşa dolu. Dert çok, dert ortağı yok; düşman zorlu, talih aciz) Dünya halklarının barış talepleriyle yürüyüşe geçmelerine rağmen hâlâ çılgın savaş naralarıyla Körfez'e silah yığmaya ve asker sevk etmeğe devam eden ABD, Bağdat'ı bombalamakla yalnız insanlık suçu işlemiş olmayacak; tarih ve kültüre vereceği onulmaz zararla bir kültür ve medeniyet düşmanı olduğunu da aleme ispatlayacak. Ortadoğu çöllerinde dolanan yüce peygamberlerin, aziz şehitlerin, büyük sanatkarların ve alimlerin ruhları bir kere daha incinecek. Acının acıyı, kanın kanı, şiddetin şiddeti getireceğini küçük çocuklar bile bilirken, dünya halkları tarafından çağın Hitler'i olarak ilan edilen Bush ve yandaşlarının bu kadar gaflet içinde olmasını kimsenin havsalası almıyor. Düne kadar benim de havsalam almıyordu; ta ki yönetmen Michael Moore'un Amerikan politikasını ve halkını masaya yatırıp inceleyen "Benim Cici Silahım" isimli o müthiş belgesel filmi görünceye kadar... Michael Moore, Avrupa'dan Yeni Dünya'ya göç ettiğinden itibaren hep korku içinde yaşayan; hep birilerinin canına kıyarak var olmağa ve yaşamağa çalışan Amerikan topumunun sağlıksızlığını, silah üretimi ve şiddet üzerine kurulan bir sistemin zaaflarını çarpıcı görüntüler ve röportajlarla gözler önüne sererken siz nasıl silahla güçlü ama yürekten kof, hastalıklı bir güç karşısında olduğunuzu ibretle anlıyorsunuz. Şiddet, hayat tarzı ve tüketim yolunda Amerika'yı taklit ve takibin nasıl affedilmez ve tehlikeli bir aymazlık olduğunu suratınıza sert bir tokat yemişcesine fark ediyorsunuz. Artık Amerika sizin için ne fırsatlar ülkesi, ne demokrasi cenneti, ne medeni bir ülke... Sadece gözü dönmüş, şiddetle soluyarak avının üzerine saldırmağa hazırlanan; çok tehlikeli ama içten kof bir dev... İşte böylesi bir dev Fuzuli diyarına dayanmış durumda. Allah'ın rahmeti, zalimin zulmuyle inleyen insanlığın üzerine olsun! Dualar Fuzuli'nin yakarışlarıyla birleşip inayet kapısına erişsin; Devr cevrinden ten ü cânımda rahat kalmadı Sûret-i halimde âsâr-ı ferâgat kalmadı Mihnet-i gam çekmeğe min ba'd tâkat kalmadı Rahm kıl devletlü sultanım mürüvvet çağıdır (Zamanın eziyetinden tenimde ve ruhumda rahat kalmadı. Halimin görünüşünde feragat nişanı kalmadı. Acı ve gam çekmeğe artık gücüm kalmadı. Merhamet et devletli sultanım, zira mürüvvet çağıdır.)