Kadınların ağırlıklı olduğu bir sohbet toplantısında şiddete, uyuşturucuya yönelen gençlerden bahsediliyordu. Orta yaşlı bir bayan: "Aileler olarak biz çocuklarımıza sahip çıkamıyoruz" diyerek söze başladı ve devam etti: "Bizden ziyade çocuklarımıza dışarısı hakim. Biz ki olabildiğince kültür ve değerlerimizce sahip çıkan ve bunları çocuklarımıza aşılamaya çalışan sorumluluk sahibi, bilinçli bir aileyiz. Ama askerlik çağına gelen oğlumuzu istediğimiz şekilde yetiştiremedik. En büyük korkusu askere gitmek... Bu yüzden Afrika'ya gidip yerleşmeye bile razı. Dünya ve ülke sorunları umurunda değil. Sabahtan akşama kadar bilgisayarının başında, oyun oynamakla meşgul. Akşamları eve topladığı kafa dengi arkadaşlarıyla geç saatlere kadar gır gır, şamata sohbet ediyorlar. İlgilendiği başka şey de rock müzik... Dışardan önemli bir grubun geldiğini duyar duymaz, ne yapar eder, konserlerine gider..." Bir başka bayan araya girdi: "Beş aşağı beş yukarı bizimkiler de öyle. Bu çocuklarda yarınları göğüsleyecek ruh yok!" Sonunda ben de düşüncemi söyledim: "Hazır 18 Mart yaklaşıyor. Çocuklarınızı Çanakkale Zaferinin 91. yıl dönümü dolayısıyla Gelibolu'da yapılan törene götürün. Gelibolu şehitliğini gezdirin. Atalarının ülke savunması uğruna yaptıkları o emsalsiz mücadeleyi anlatın. Çok şey değişecek!" dedim. Tavsiyeme uyup da götürdüler mi, bilmiyorum. Bildiğim; Gelibolu'nun en büyük hayat dersi veren bir okul olduğu... Her gencin bu okulun eğitiminden geçmesi gerektiği. Genç ruhlar öz kaynaklarından beslenmedikçe; tarihin verdiği ilhamlarla tefekkür eylemedikçe nasıl olgunlaşacak? *** Ancak,günümüzde emperyalist saldırı, yalnız topla tüfekle, bombayla olmuyor. Emperyalist batı, Türkiye üzerindeki hain emellerinden vazgeçmiş değil. Gerçi silahlarıyla Çanakkale'den geçemediler ama kültürleriyle, IMF'leriyle, şirketleriyle, Soros'larıyla, misyonerleriyle, casuslarıyla, araştırmacılarıyla, ekonomik ve kültürel yaptırımlarıyla, topluca aldıkları araziler ve evleriyle ülkemize girmiş durumda. İçten kuşatılmışlığımızın hazin gerçekleriyle karşı karşıyayız. Batının emelinin bizi sahip olduğumuz bu topraklardan sürmek olduğu gün gibi aşikar. Hatta, geçtiğimiz yıllarda bir Avrupalı parlamenter: "Siz o topraklara layık değilsiniz!" diye itirafta bulunmadı mı? 91 yıl önce Çanakkele'den geçemeyen emperyalist ülkeler bugün şehitlerini bahane ederek Gelibolu'da toprak talep etme cür'etini de göstermiyorlar mı? Yani ülkemize sahip çıkmak için sadece vatan sevgisiyle dolu bir yüreğe sahip olmak, göğsü siper etmek; şehit olmayı göze almak yeterli değil. Batı kültürüne teslim ettiğimiz, hedefsiz, işsiz ve idealsız bıraktığımız; pop starlığına; dansörlüğe, dansözlüğe özendirdiğimiz; rock konserleriyle avuttuğumuz, şiddet ve uyuşturucu tuzaklarında korumasız bıraktığımız gençlerimizi ilim ve irfanla donatmak, onları emperyalıst saldırılara karşı uyarmak, hazırlıklı kılmak zorundayız. Vatana sahip çıkmak, cumhuriyeti ve bağımsızlığı korumak için onların ihtiyaç duydukları kudret, sadece damarlarındaki kanda değil; bilgiyle donatılmış kafalarında, inançlı ve sağlam yüreklerinde... Çağın zorlu şartları da bunu gerektiriyor zaten. *** Geçen yıl, Tolga Örnek'in yönetmenliğini yaptığı "Gelibolu" filmini seyretmiştim. Büyük eleştirilere maruz kalan filmin DVD'si çıkmış. Milliyet gazetesinde sayfa boyu ilanına rastladım. Titizlikle hazırlanan film, savaş aleyhtarlığı üstüne kurulmuş. Tabii ki, aklı başında ve yüreği insanlık sevgisiyle dolu hiç kimse savaş olsun istemez. Ama Gelibolu'nun bizim için anlamı başka. Orada bizim için vurgulanması gereken şey; yedi düvelin haksız saldırısına karşı ülkemizi ve bağımsızlığımızı koruma mücadelesiydi. Bu, ihmal edilmiş. Tarih sahnesine burada çıkan Mustafa Kemal Atatürk'ten bir iki cümlelik bahis geçmiş. Bu haliyle söz konusu film dışarda ilgi gördü ve öyle sanıyorum ki görmeye devam ediyor... Aslında gerçeklerin ruhuna uygun yeni bir "Gelibolu" filminin yapılmasına ihtiyaç var. Hasılı Gelibolu, üzerinde tekrar tekrar düşünmemiz; oradan alınan ilhamlarla şiir, roman, hikaye ve sinema eserleri üretmemiz; yeni bir güçle şahlanmamız konusunda derin ilhamlar veren bir tarih sayfası...