Hasta gezegenimizde gittikçe azgınlaşan çıkar kavgaları, alevlenen kinler, ayrımcılıklar, ötekileştirmeler, adaletsizlikler ve cehalet yüzünden insanlık giderek derin bir karanlığın içine sürükleniyor. Dayanılmaz bir Orta Çağ karanlığı bu... Rakel Dink, Hrant'ın cenaze töreninde yaptığı o etkileyici konuşmasında "Bir bebekten katil oluşturan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz" diyordu. Evet, dünyayı böylesine yaşanmaz hale getiren karanlığın dünyanın bütün efendilerini sorgulamak gerekiyor. Böyle diyoruz ama ya sorgulayanlar da şu veya bu şekilde karanlığa bulaşmışlarsa?.. Veya karanlığın derin etkisi beyinleri sığlaştırıyorsa?.. Karanlığın bulaşıklığından uzak, aydınlık yarınların altın çocuklarını yetiştirmek kanaatimce bugünün ve yarınların genç annelerine düşüyor. Ben de onlara seslenmek istiyorum: Genç ve güzel anne, sislerin ardından, göz boyayıcı makyajlardan, moda adına zaaflardan, cilaya duyulan heveslerden arınıp tabiatın renklerine bürünerek, Yaradan'ın seni en güzel şekilde yarattığı doğal halinle gel! Bahar kokulu saçların, ışık saçan gözlerin, yapıcı ellerinle gel! Bütün canlıları seven, şefkat ve merhamet dolu cesur yüreğin, hep adaleti gözeten, her türlü ayrımcılığı reddeden vicdanın, özünü yücelten bilgeliğin, ayaklarının altındaki cennetinle gel! Yüzyılları devşiren efsanelerin, hep sevgiyi, kâinatın ritmini taşıyan ninnilerin, sevgiyi, iyiliği, gelişimi ve barışı müjdeleyen masalların, nice adsız bilgelerin ilhamlarıyla oluşan sükûnetinle gel! Deniz kadar cömertliğin, toprak kadar alçak gönüllülüğün, güneş kadar sıcaklığınla gel! Hiç kaybolmayan umutların, hiç solmayan çiçeklerin, gönüller ışıtan gülüşlerin, yürekler birleştiren şarkıların, özünü yansıtan türkülerin, rahmet kapılarını açan duaların, sözün hası olan, kavgalar bitiren sözlerinle gel! Aydınlık zamanların altın çocuklarını yetiştirmek üzere gel! Sevgiyle mayalanmış ak sütünle besle onları. Nurunla nurlandır bedenlerini. Sevgi pınarlarında yıka yüreklerini. Onlara almadan vermeyi, hakça paylaşmayı, sadakati, vefayı, bütün canlılara şefkat ve merhametle yaklaşmayı, yardımlaşmayı öğret! Bir olmayı, birlik olmayı, özünde, sözünde doğru olmayı, nezaketi, inceliği; saymayı sayılmayı öğret! Meraklı, anlayışlı, fedakâr ve bilginin, bilgiyi hayır için kullanmanın faziletini öğret! Neşenle kucakla onları; gülmeyi, güldürmeyi öğret!.. Yoksulların, çaresizlerin, mazlumların dertlerini anlamayı, insanlığın ortak kaderini anlamaları için hüznü öğret! Sağlıklı nefes almanın kadrini öğret!.. Şükretmeyi, kanaati, tevazuu, yaratılışın manasını, çevresini korumayı öğret! Kendilerine güvenmeyi, kötülerle mücadele etmeyi, öfkelerini yenmeyi, kibirli olmamayı öğret! Dost olmayı, her türlü ayrımcılığı reddederek ahenkli yaşamayı öğret! Erkek olmuş, kız olmuş; fark etmez. Bütün sıcaklığınla bağrına bas. Önce insan olarak yetiştir onları...