Gönül dili

A -
A +

Ufuk'tan aziz dosta... Sabahları, kuş cıvıltılarıyla; güneş ışınlarının sıcak ve şefkatli dokunuşuyla uyanmanın keyfine doyum olmuyor. Bu arada senden gelen haberler de içimi ısıtıyor. Yazdıklarını arkadaşlarla aramızda konuşup duruyoruz. Gelibolu'da can kardeşim olan fidanın senin elinle dikimini biz bütün genç ağaçlar sabırsızlıkla bekliyoruz. O küçücük fidancık,gerçek hayatının başlangıcı olan toprakla vuslat anını kimbilir ne kadar sabırsızlıkla bekliyor; uzun bir gelecek için ne tatlı hayaller kuruyordur! Adının da Kahraman oluşu çok güzel!.. Onunla da mektuplaşabiliriz. Yaşlı dedelerimizin aralarında konuştukları Gelibolu kahramanlık efsanelerini ondan öğrenebiliriz. Aslında biz dünyanın bütün ağaçları kardeşiz. Aramızda bu sıkı bağ ve dayanışma olmasa yüzyıllar boyunca nasıl ayakta,dimdik durabiliriz? Sizin büyük şairinizden biri olan Nazım Hikmet "Davet" isimli şiirinde ne güzel söylemiş: Yaşamak! Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine, Bu hasret bizim! Gönül dili diyorsun ya; bundan atalarımıza bahsettim. Pek hoşlarına gitti. "Biz zaten dünya kurulduğundan beri kendi aramızda bu dili konuşur dururuz. Bununla insanlara çok şey anlatmağa çalışırız." dediler, "Keşke bu dili herkes anlasa!.. O zaman çekişmeler, kavgalar, hatta hepimizi yasa boğan, dengelerimizi alt üst eden savaşlar da olmaz.... Hoyrat kullanımlarla dünyanın doğal dengesi de bozulmaz. En yakın örneği Sorgun ormanındaki ağaçlar yürekleri ağızlarında her gün ölüp ölüp dirilmezler!" Ve yalnızlık, bütün canlıları zehirli, keskin dişleriyle kemiren korkunç bir canavara dönüşmez! Sevgili dost, esasen doğanın özünde var olan bu gönül dili canları canlarla buluşturur, ebedi dostlukların kurulmasını sağlarmış. Tıpkı seninle benim aramızda kurulan dostluk gibi... Biliyor musun, Beykoz sırtlarında yaz gecelerinin (hele bir de mehtap varsa) tadı bir başka oluyor. Bütün kış çığlık ve hırçınlıklarıyla kafamızı şişiren rüzgarlar sanki bir daha gelmeyeceklermiş gibi derin bir sessizlik içinde kuytulara çekilmiş oluyorlar. O zaman biz küçük fidanlar hep bir ağızdan mutluluk ve sevda şarkıları söylüyoruz. Yanımda olup da dinlemeni ne kadar isterdim! İnsanların kaçta kaçı acaba günlük hay huylardan sıyrılıp da ağaçların kendi aralarında söyledikleri şarkılara kulak vermişlerdir? Kaçta kaçı koparılan bir çiçeğin inleyişini duymuşlardır veya serseri bir rüzgar darbesiyle kopan bir çınar yaprağının acısını hissetmişlerdir? Sevgi ve dostlukla kal benim aziz gönül dostum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.