Gültekin Samancı

A -
A +

'Adam Öykü' dergisinin Nisan sayısında birkaç hikaye-roman yazarının katıldığı bir edebiyat paneli metnini okudum. Katılımcılar 1970'lerde gündemde olan edebiyat dergileri olarak Türk Dili, Papirüs, Yeni Dergi, Soyut, Yeni A, Türkiye Defteri, Varlık ve Yeni Ufuklar'ı saymışlardı. İçlerinde Hisar'dan bahseden yoktu. Oysa Hisar Dergisi, ülkemizin ideolojik kamplara ayrıldığı bir sırada sanatı, ideolojilerin emrine vermeyen, çevresinde bir ekol oluşturan saygın ve kaliteli bir dergiydi. Merhum şair Mehmet Çınarlı, Mustafa Necati Karaer ve cumartesi günü Hakk'ın rahmetine kavuşan Gültekin Samancı derginin kurucuları olup yaşaması için de çok mücadele etmişlerdi. O zamanlar, sol kampta olan yazarlar (ki, sanatkarların böyle bir ayrım içinde olmalarını hiçbir zaman kabullenemedim) öteki saydıkları Hisar dergisini görmezden ve yazarlarını tanımazdan geliyorlardı. Bu tavırlarını bugün bile sürdürmeleri laf başında sık sık altını çizdikleri gerçekçilik anlayışına, kalemdaşlık haysiyetine ve edebiyat mesleği ahlâkına sığmıyor. Nasıl Türk şiirinin seçkin şairlerinden olan Mehmet Çınarlı ve Mustafa Necati Karaer'in ölümünde suskun kaldılarsa Gültekin Samancı için de suskun kalacaklar, biliyorum. Oysa, böyle mi olmalı? Tek tesellim; zamanın kendine özgü adaletiyle bütün yazarlarımızı, şairlerimizi bir gün nasıl olsa edebiyat tarihine hak ettikleri ölçüde yerleştireceği... Hece veznine kendine özgü bir derinlik kazandıran; anlatışında hep "öz"ün peşinde olan Samancı'nın (gözlerinden rahatsız olduğunu bildiğim için mi nedir) gözle ilgli şiirleri beni çok ilgilendirmiş ve etkilemiştir. Bence o, genelde gözle algılanan dünyadan ziyade gerçekle hayal ve hatıraların karıştığı, görülenden ziyade dokunuşlarla ve duyuşlarla algılanan bir dünyayı aksettirmenin peşindeydi. Sevgili dostum, ağabeyim Samancı'ya Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dilerken; onun sevdiğim bir şiirini siz sevgili okuyucularıma sunuyorum: Bir yaz yağmuru gibi birden, Düşünmemek lazım geçeni Bu kadar sefil. Uzak günlerden selam veren Ellerin görebilir beni, Gözlerin değil. Aydınlığı vurur bugüne, ... Ay ışığı karlar üstüne Nefesin, yüzün vurmalı Bakışın değil. Hiçbir şey kalmadı yarına. İşte odamın camlarından Kayboldu şekil. Uyup yağmur bulutlarına Deli dolu gidişin yalan; Gelişin değil.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.