Güvercin tedirginliği

A -
A +

Agos Gazetesi editörü ve başyazarı Hrant Dink'e sıkılan kurşun, aslında Türkiye'ye; Türkiye'nin itibarına, istikrarına ve birliğine sıkılan bir kurşundur. Akıl, sağduyu ve vicdan sahipleri bu konuda birleşmektedir. Bu menfur saldırının amacı ne olabilir? Akla gelenler ve söylentiler çeşitli... Belalı bir coğrafyada bulunan ve çeşitli sorunlarla baş etmeye çalışan ülkemizde bir kaos ortamı oluşturmak... Kinle beslenen Ermeni diasporasının daha da artacak gayretiyle soykırımı kabul eden batı ülkelerinin sayısını çoğaltmak... Türkiye'nin AB'ye girişini engellemek... Etnik çatışmaları körüklemek... Koyu bir sevgisizlik ve güvensizlik kâbusunu ülkeye yayarak, toplum içinde ötekileştirme hastalığını arttırmak... İnsanları birbirine düşürecek kadar sağduyu yitirtmek... Özetle Türkiye'nin geleceğini karartmak... Milletinin itibarını korumak isteyen, ülkesini seven biri veya birileri bunu yapar mı? Ülkesini, bile bile ateş çemberinin içine atar mı? Katil onyedi yaşında bir delikanlı... Acaba bunların ve yaptığının bilincinde mi?.. Arkasında kimler var? Kimler olabilir? *** Ölüm, sadece düştüğü yeri yakmıyor. O ateşin kıvılcımı bütün vicdan sahiplerinin, insanlığın bilincinde olan herkesin yüreğini yakıyor. Ama üzüntümüz sağduyumuzu yitirtmesin. Kinle, öfkeyle, kamplaşmayla işimiz olmasın! Ayrımcı pankartlar açılmasın! Önce ne şuyuz, ne buyuz! Önce insanız... Düşünelim biraz... Geniş ve derin...düşünelim! Karanlık, zulüm zamanlarındayız... Birbirimize tutunup kenetlenerek, aydınlık gelecek umutlarını yitirmeyerek, birbirimizin ışığı olarak çıkabiliriz acıların bizi çektiği kör kuyulardan... İhanet tuzaklarından... *** Hrant Dink, aldığı ölüm tehditleriyle ilgili olarak sarsılan ruh halini anlatmak için yazdığı yazıda şöyle diyordu: "Bu işkencenin bir yanı merak, bir yanı tedirginlik...Bir yanı dikkat, bir yanı ürkeklik.Tıpkı bir güvercin gibiyim...Onun kadar sağıma soluma, önüme arkama göz takmış durumdayım. Başım onunki kadar hareketli...Ve anında dönecek denli de süratli..." Yalnız Hrant Dink'in değil, çıkar hesaplarıyla çıkarılan savaşların bütün ahlak değerlerini altüst eden kaos ortamında, işgal altında ölümün, öldürmelerin günlük olağan hale geldiği topraklarda zulme, ölüme, yoksulluğa, çaresizliğe terk edilmiş masum, sivil halkın, giderek gücü elinde tutanların güvensiz dünyasında sıradanlaştırılan, piyonlaştırılan insanların yaşadıkları da güvercin tedirginliği değil mi? Sevgi, vicdan; şefkat ve merhamet 'Kaf Dağı'nın ardına sürüldü mü, güvercinleri de vuruyorlar. Güvercinleri de... ..... Hrant Dink'in kederli ailesine ve Ermeni cemaatine başsağlığı diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.