Haklarını arayan cesaretliler

A -
A +

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı İnsan Hakları Platformu çerçevesinde 8 Mart Kadınlar Günü (Bayram dolayısıyla etkinlik 1 Mart'ta yapıldı) dolayısıyla Dedeman Oteli'nde "Haklarını Arayan Cesaretliler" adı altında bir panel düzenledi. Gazeteci Pınar Türenç'in başkanlığında yürütülen panelde "Tiyatroda Çalışan Kadınların Sorunları", "İçkili Restoranlarda Çalışan Kadınların Sorunları", "Türkiye'de Yaşayan Yabancıların Sorunları", "Af Yasası'nı Affedemeyenler Hareketi" başlıkları altında konuşmalar ve tartışmalar yapıldı. Biz şu veya bu sebeplerle hakkını aramayan daha doğrusu arayamayan bir toplumuz. Bunda eğitimin ve "Büyüklerimiz her şeyi bizden daha iyi bilir" anlayışının rolü çok büyük. Onun için panele "Haklarını Arayan Cesaretliler" adı verilmesi önemli ve anlamlı. Bunca düzensizliğin ve kargaşanın söz konusu olduğu bir toplumda hakkını aramak gerçekten bir cesaret işi. Bilinçlenmeyi ve zorlu bir mücadeleyi gerektiriyor. Bu konuda bir panel hazırlamak da önemli bir atılımdı. Dolayısıyla dinleyiciler tarafından baştan sona kadar ilgiyle izlendi. İlk sözü alan tiyatro oyuncusu Dilek Türker, Türkiye'nin medya ve büyük sermaye tarafından desteklenen bir popülizm batağında olduğunu, Meclis'te ve yönetimde solda sıfır olan kadının, kadını bir meta olarak gören anlayışın altında ezildiğini söyleyerek toplumsal ikiyüzlülükten vazgeçilmesini istedi. Bunun için de bütün kadınların bilinçlenerek örgütlenmeleri gerektiğini belirtti. Söz alan diğer cesaretliler de Fridays'te çalışan kızlardı. Onlar da 1934'lerden kalma bir yasanın mağdurlarıydı. Çalışma belgeleri olmadığı için Zührevi Hastalıklar Hastanesi'nde muayeneye ve emniyette fişlenmeye zorlanmışlardı. Genç turizmciler olarak onurlarını zedeleyen böyle bir işleme baş kaldırmışlardı. "Mağdur edildik ama kadını aşağılayan böyle köhnemiş bir yasanın değişmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz" diyerek toplumdan destek istiyorlardı. Onların geçtiğimiz günlerde gazetelere de yansıyan bu direnişleri aslında ses getirmişti. İçişleri Bakanlığı bir genelge yayınlayarak bu haysiyet kırıcı uygulamayı kaldırmıştı. Bir diğer hak arayıcısı avukat Metin Ünsal'dı. Trafikte tek kızını kaybetmiş acılı bir babaydı. Kazayı yapan kişi hiçbir ceza çekmeden Af Yasası'ndan yararlanmıştı. Adalet arayışına giren Metin Ünsal, Türkiye'deki mücadelesinden sonuç alamayınca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştu. "Benim mücadelem, sorunların hukuk yoluyla çözülebileceğine inanan diğer mağdurların yolunu da açmış oldu" diyordu. Panel, toplum içindeki demokratik kımıldanışları, hak arama mücadelelerini gözler önüne sermesi açısından amacına ulaşmıştı. Bunu tertipleyen Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın İnsan Hakları Platformu Başkanı Müjgan Suver'i kutluyor, hak ve adalet arama mücadelelerinde bütün kadınların öncülük etmelerini diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.