Yeni yıl yaklaşırken karşımızdaki apartman dairelerinden birinin camına yazılan "Happy New Year!" yazısı günlerden beri silinmiyor. Bildiğim kadarıyla oturanlar yabancı değil. İlle yazmak gerekiyorsa neden "Mutlu Yıllar!" değil de "Happy New Year!"? İngilizce uluslararası ortak bir dil diyelim; bunu kendi ülkemizde birbirimize karşı kullanmanın anlamı ne? Sineması, müziği, TV programları, yaşam tarzıyla sürekli pompalanan Amerikan kültürüne tamamen adapte olma yolundayız. Öyle ki, yılbaşı eğlencelerimiz nerdeyse Noel kutlamalarına dönüştü. TV programlarını, reklamları, yerli dizileri (TRT de dahil) her yanı Noel Babalar kapladı. "Hayırlı Noeller!" diyenlere bile rastladık. Bunların yanında süslü, ışıklı noel çamları, şehrin meydanlarında tertiplenen çılgın eğlence partileri çok masumane kaldı doğrusu. Hem, yoksulluğun hızla arttığı, savaş acılarının yaşandığı, ötekilerin kıyasıya dışlandığı, dünyanın dört bir yanında ölüm ve katliam haberlerinin birinci sırayı aldığı 2005 yılı insanlık adına çok mu başarılı geçti ki kendimizi, kendimizden soyutlarcasına böylesine "iç bade, güzel sev" havalarında eğlenceye vurduk? *** İnternette, bir haber sitesinde "Sorosçular TRT'ye El Attı" başlıklı bir yazı okudum. Bu yazıda belirtildiğine göre Soros'a bağlı Açık Toplum Enstitüsü öncülüğünde "kamu yayıncılığı gerekli mi?", "kamu yayıncılığı daha iyi nasıl yapılır?" başlığı altında toplantılar yapılıyormuş. Eski TRT ve RTÜK yöneticilerinin, bazı gazetecilerin, akademisyenlerin ve patronların katıldığı toplantılarda TRT tartışılıyormuş. Bu toplantıları protesto eden Haber Sen üyeleri, toplantılarda TRT'nin özelleştirilmesi için gizli görüşmeler yapıldığını iddia ediyorlarmış. Gerçi enstitü yöneticileri bu iddiaları red ediyorlarmış ama malum, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Üstelik, burası Türkiye... En olmaz dediğiniz şeyler bile bakıyorsunuz oluveriyor... Gel de özenle sahip çıkılması ve titizlikle korunması gereken kültür değerlerimiz, kendi öz yurdunda sahipsiz ve yetim bırakılan Türkçe'miz adına endişelenme!... *** Bir arkadaşım, milletvekillerinden birinin Anıtkabir Özel Defterine yazdığı bir metni göndermiş. Metin şöyle: "Yüce önder. Ulu ve büyük Atam! ...... Partisi'nin 14'üncü yılını idrak ediyoruz (Sonra 14'ün üstünü karalamış, 15 yapmış) Laik Türkiye Cumhuriyetinin ve demokrasinin bekçileri olarak 16'ncı yılımızda huzurunuzdayız... Davamız yarım asırlık yani 65 yıllık bir davadır. Milliyetçilik ve çağdaşlık yolunda yarım asırdır yani tam 40 yıldır yürüyoruz. Bu ülkenin çimentosu olmanın sevinci içindeyiz. Biz bu ülkenin çimentosuyuz. Bizimle tuğlaları yapıştıracaklar, duvar örecekler, bina yapacaklar, içimize girecekler. İlkelerinin ışığı altında partimizin 17. yılını kutluyor, saygılar sunuyorum. Görüşmek üzere..."ıÜü Arkadaşım, üzerinde düşün diyor. Nesini düşüneyim kardeşim? Ne diyeyim? Happy New Year!!!.. Allah selamet versin! ..... Baş sağlığı: Üç gün önce kaybettiğimiz Sanat Dünyası Dergisi'nin sahibi müstesna insan, değerli dostum Hamit Kınaytürk'ün ailesine, sanat ve basın camiasına baş sağlığı, merhuma Allah'tan rahmet diliyorum.