Mutlu ve huzurlu bir hayatın temel şartı; sürekli olumlu düşünerek evrenin özündeki pozitif enerjiyi kendine çekmektir. Bir şeyin olmasını çok istediğinizde önce o şeyin olacağına dair samimi ve kesin bir inanç duyacaksınız; olacağına ilişkin hayaller kuracaksınız; bu yolda azimle çalışacaksınız. O zaman evrenin ruhunun da, isteğinizin ve hayallerinizin geçekleşmesinde umulmadık sürprizlerle size yardım ettiğini görürsünüz. Başarınız inancınızın derinliği ve samimiyeti ile doğru orantılıdır. Bu sıralarda gösterime giren Hayalperest filmi bu temayı işliyor. Konusu gerçek bir olaydan alınmış. Bir yarışma sırasında düşüp ayağı kırılan safkan Sonaidor (Sonya ), sahibinin; özellikle kızının bakımı ve şefkatiyle iyileşir. Tekrar yarışlara katılacak hale gelir. Bu, esasında umutların tükendiği sanıldığı bir anda inanç ve azim sayesinde sürprizli bir biçimde umudun tekrar canlanışı ve yükselişidir. Sonya'nın, katıldığı zorlu bir yarışı kazanması, maddi bakımdan sıkıntı çeken aileyi servete kavuşturduğu gibi zayıf olan aile ilişkilerini de güçlendirir. Bununla ilgili olarak filmin hem senaristi hem yönetmeni olan John Gatins, şöyle diyor: "Bu film, hayallarle ilgili. Bu, babasını idolleştiren genç bir kızın, zor zamanlar geçiren bir ailenin ve onları birleştiren harikulade bir at için paylaştıkları ve hayalleriyle ilgili bir film." Filmde baba ile kız arasında baştan beri iletişim sağlamağa çalışan anne rolündeki Elisabeth Shue'nun da yorumu Gatins'i destekler nitelikte: "Senaryoda en çok hoşuma giden şey; zor zamanlar yaşayan bir ailenin paylaştıkları hayaller ve umutlar sayesinde kendilerini nasıl iyileştirdikleriydi. Bir aile olarak korkularıyla yüzleşmek, sorunlarıyla başa çıkmak ve olayın ne kadar paraya ya da giysiye sahip olmadığını öğrenmek zorundalar. Olay, aileyi ne kadar sevdiğinizle ilgili." At, şahsiyetli, duyarlı ve derinliği olan bir hayvan. Zaman zaman at öykülerini anlatan ilginç filmler çevriliyor. Ben de bunları kaçırmamağa çalışıyorum. Geçtiğimiz yıllarda seyrettiğim Zafer Yolu isimli film beni çok etkileyen filmlerden biri olmuştu. Hayalperest, o seviyede değilse bile ilgiyle, severek izlenilen; seyircide güzel duygular uyandıran, duygulu bir film... Bu soğuk kış günlerinde çoluk çocuk; ailece seyredebileceğiniz bir film seyretmek istiyorsanız tercihinizi Hayalperest'ten yana kullanmanızı tavsiye ediyorum. Hele hele bütün hayvanseverler bu filmi kaçırmamalı diyorum. Münih Ünlü yönetmen Steven Spielberg'in yönettiği ustalıklı bir gerilim filmi. 1972 yılında Münih olimpiyatları sırasında İsrailli atletleri kaçırarak öldüren Filistinli "Kara Eylül" örgütü militanlarının Mossad'a bağlı bir ekip tarafından teker teker avlanıp öldürülüşünü anlatıyor. Spielberg'in bu sert filmle vermek istediği mesaj; mevcut sorunların karşılıklı öldürmelerle değil de, karşılıklı görüşüp anlaşarak ancak barış yoluyla çözülebileceği... Ajan filmlerinden hoşlananlar ve dünya meselelerini yakından takip edenler için doğru bir seçim olacağı kanaatindeyim. Keloğlan Kara Prense Karşı Günümüzden dünya masallarına çeşitli göndermeler yaparak komedi üreten ve bilgisayar tekniğinden de faydalanarak çevrilen film, ünlü komedyen Mehmet Ali Erbil hayranları için kaçırılmayacak bir fırsat. Sinemadan eğlence, gır gır, şamatadan başka bir beklentiniz yoksa ailece hoşça bir vakit geçirebilirsiniz. Zengin oyuncu kadrosu var. Özellikle Özcan Deniz'in oyunculuğu dikkat çekiyor.