Başlığıma bakıp şaşırmayın. Bunlar yazılı basında ve TV kanallarında gördüğüm savaş haberleri karşısında yüreğimden kopan çığlıklar... Ekranlara ikide bir Körfez'e doğru hareket eden savaş gemileri, savaş çığırtkanlığı yapan çılgınların resimleri ve asker sevkiyatı görüntüleri yansırken sizlerin de yüreğinden kopan benzer çığlıkları duyar gibiyim. Elbette savaşa karşı bu derin tepkimiz bir diktatöre taraf olmak anlamına gelmiyor. Geçmiş yüzyılların tecrübelerinden ve acılarından ders alan insanlar olarak 21. yüzyılda ülkeler arasında artık bütün sorunların barışçıl yollarla; görüşerek, tartışarak, anlaşarak çözüleceğine inanıyoruz. Aynı inancı taşıyanların; barıştan, kardeşlikten, insanlıktan umudunu kesmeyenlerin sayısı gittikçe artıyor. Dünyanın her tarafında savaş karşıtı yürüyüşler, gösteriler yapılıyor. Amerika, dünya halklarının gözünde gittikçe itibar ve değer kaybediyor. Amerika'nın kendi vatandaşları arasında da tepkilerini uluslararası boyutlarda gösterenler var. Amerikan filmlerinin kötü adamı Sean Penny'in bizzat Irak'a giderek Irak halkına destek vermesi, 11 Eylül terör saldırısında yakınlarını kaybeden ailelerden oluşan bir grubun Bağdat'a gidip 1991'deki Körfez Savaşı sırasında isabet alarak çoluk çocuk 400 sivile mezar olan El Amariya sığınağını ziyaret etmesi, mumlar yakıp şarkılar söyleyerek Iraklıların acılarını paylaşması, insan hayatının değerini petrol varilleriyle ölçmeye kalkan gözü dönmüş savaş yanlılarına gösterilen en anlamlı tepkiler. Öte yandan, Irak halkına canlı kalkan olmaya gönüllü toplumun lideri (şimdi dünya vatandaşı olan) eski ABD askeri Kenetth Nichols O'Keefe, bence tek başına ABD'ye karşı en çarpıcı savaş protestosunu yapan gözüpek bir barış yanlısı... O'Keefe, 1991'deki Körfez Savaşı'na katılmış. Savaş'tan döner dönmez ordudan ayrılmış, Amerikan vatandaşlığından çıkmış, kendini barışa adamış. Körfez Savaşı onu vatanından kopartacak kadar etkilemiş; "Baba Bush'un Körfez'de deney fareliğini yaptık" diyor. Saddam'ın acımasız bir diktatör haline gelmesinde Amerika'yı suçlu buluyor, Amerika'nın dünyadaki eli kanlı diktatörlere silah satışını durdurmasını istiyor. Irak'ta BM kararları doğrultusunda bir savaş çıksa bile W. Bush'un Lahey'deki Savaş Suçluları Mahkemesi'nde yargılanması gerektiğine inanıyor. Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az demişler... Barış ve sevgi yoluna canlarını ve bütün varlıklarını koyan bu idealist insanlara bakıyorum da hepsinin gönlüne: "Ben gelmedim dava için/Benim işim sevi için/Dost'un evi gönüllerdir/Gönüller yapmağa geldim" diyen Yunus ışığının düştüğünü görüyorum. Işık, daima karanlığa galip gelecektir. Bu inançla, çevremizde savaş tamtamları artarken yine de umudumu kaybetmiyorum. Bunları düşünüp yüreğimdeki çığlıkları bastırıyorum.