İçimizdeki öteki

A -
A +

İnsan, karmaşık bir varlık... Bunca sanat eseri; romanlar, hikâyeler, masallar; şarkılar, türküler, filmler, resimler hep insanı anlatmak için... Bir düğüm ki, çöz çöz bitmiyor... İnsanın kendini tanımak, bilmek ve ıslah etmek gayreti ömür boyu sürüyor. Özgür bir ortamda yetişiyorsanız, iç dengelerinizi kurmak, sürekli huzuru yaşamak istiyorsanız, kendi kültürünüzden faydalanabileceğiniz gibi çeşitli öğretilerden ilham alıyorsunuz. "Kendini bilmek" amacına ulaşmak için hayatın türlü labirentlerinde dolanıyorsunuz. Çeşitli olaylarla sınavdan geçtiğinizi idrak edip teslim ve tevekkül boyutuna erişiyorsunuz. Sonunda "Ferrarisini satan bilge" noktasına varıyorsunuz! Yaşadığınız toplumda kamplaşmalar söz konusuysa siz, çoğu kere mecburen veya içinizden geldiğince bir kalıp seçiyorsunuz. O kalıbın şeklini almak için başlıyorsunuz kendinizi oranızdan, buranızdan törpülemeye, eksiklerinizi tamamlamaya, aykırıklarınızı gidermeye, tabiatınızın çeşitli heveslerini bastırmaya, uyumsuz seslerini susturmaya... Hz. Mevlana, "insanın içi özgürlükler âlemidir" der. Aslında düşünceleriniz, hevesleriniz, istekleriniz bütün bütün kaybolmuyor. Ruhunuzun bir köşesine siniyor. Bir gölge "öteki"yi oluşturuyor. Ama siz sıkı bir disiplin altında, onu görmezlikten, bilmez, anlamazlıktan geliyorsunuz. Yok sayıyorsunuz. Bazen içinizdeki bu öteki, biraz gevşediğiniz, kendinizi rahat bıraktığınız, hoşgörü tavrı içinde irade iplerini gevşettiğiniz bir anda ortaya çıkıverip size içine sıkıştığınız kalıba ters düşen hareketler yaptırır, ifade özgürlüğü, tecrübe olgunluğu, hayata geniş açıdan bakma, hoşgörü kisvesi altında sözler söyletir size. Bunlar, bir tarafın hoşuna gider, diğer tarafta şaşkınlık uyandırır. Mesela eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in şu sıralarda çok tartışılan "Türbanlılar Arabistan'a gidip okusun", Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in "Her Mülkiyeli biraz komünisttir. Biraz komünist olmak da iyi bir şeydir" sözlerini bendeniz aslında içlerindeki ötekinin söylemi olduğunu düşünüyorum. Altmış yıla yakın bir süre siyaset hayatı içinde olup da bir köşeye çekilmek zorunda kalan bir insanı şimdiye kadar yürüttüğü politikalara ters gelen ve gündem oluşturan; söylediği sözün sonucunu düşünmekten alıkoyan çıkışı; iktidar rehaveti içinde olan diğerinin sol söylem hevesi başka nasıl açıklanır ki? Öteki, hep bir taraf olmaktan sıkılmış olup özgürlüğünü ilan ederek biraz da bu taraftan konuşayım diye kendince bir hamle mi yapmak istemiştir? Birinin, etrafını çeviren umutsuzlar topluluğunun ille liderimiz ol baskısından, diğerinin böyle konuşursan daha sempati toplarsın diye telkininden mi gaza gelmiştir? Gizemli ötekinin iç hesaplarını kim bilebilir ki? ....... Baş sağlığı Geçtiğimiz günlerde yönetmen Atıf Yılmaz'ı ve edebiyatçı Erdal Öz'ü kaybetik. Ailelerine ve sanat camiasına baş sağlığı; merhumlara Allah'tan rahmet diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.