Geçtiğimiz günlerde bir iş için Ankara'ya gittiğimde Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne, genel müdür yardımcısı olarak atanan sevgili dostum Nafiz Şahin'i tebrik ziyaretine gittim. Bu arada Genel Müdür Bayram Bilge Toker Beyle birlikte yürürlükte olan çalışmalar ve yeni projeler üstünde sohbet ettik. Ben,Turizm Bakanlığıyla birleştiğinden beri Kültür Bakanlığı faaliyetlerinde aksamalar olduğu kanaatimi belirtince Genel Müdür, faaliyetlerin yapıldığını ancak bunların basında fazla yer almadığını söyledi. Bana "İstiklal Marşı ve Mehmet Ersoy" ile "Necip Fazıl"isimli kuşe kağıda özenle basılmış iki albüm hediye etti. Bu albümler Türk Kültür ve Edebiyatının iki abide şahsiyetine yaraşır bir özenle hazırlanmış. İstiklal Marşı ve Mehmet Ersoy albümü değerli şairimizin hayatını, milli mücadele yıllarını, İstiklal Marşını yazma serüvenini, mecliste kabulünü, müzakere zabıtlarını, bestelenişini, İstiklal Marşı yarışmasına katılan şairlerin şiirlerini, ilgili notalarını, Mehmet Akif hakkında bazı kültür ve fikir adamlarının yorumlarını ve değerlendirmelerini özgün resimlerle birlikte içeriyor. Albümü Mehmet Çetin hazırlamış. Necip Fazıl albümü, büyük şairin doğumunun 100. yılı münasebetiyle Mehmet Çetin ve Mehmet Nuri Şahin tarafından hazırlanmış. Şairin geniş çaplı biyografisini, hatıralarını, belgeleri, kalem erbabının hakkında yazdığı yazıları, (notalarıyla birlikte) bestelenmiş şiirlerini, eserlerinin geniş çapta tasnifini içeriyor. Kısacası bu hacimli ve görkemli eserde Necip Fazıl Kısakürek'le ilgili her şey mevcut. Bir film: KARŞI DAİRE Greace Kelly ve James Stewart'ın o ünlü filmi "Arka Pencere"yi hatırlatan Karşı Daire, ilgi ve merakla izlenen, 2004 yapımı bir Brezilya filmi. Dünyanın en renkli şehirlerinden birisi olan ve polisiye olaylarının yoğunlukla yaşandığı Copacabana'da yaşayan; klasik yaşlılık havasına girmemekte direnen yaşlı bir kadının (Regina) polise muhbirlik yaparken yaşadığı sıra dışı bir polisiye serüveni anlatıyor. Olay gerek kurgusu, gerek işlenişi bakımından çok ilgi çekici ama filmde asıl önemli olan vurgulama; bilerek veya bilmeyerek hayatın bir kenarına attığımız, nasıl olsa onlar sıralarını savdılar der gibilerden kendilerine karşı umursamaz tavırlar takındığımız yaşlı insanların dünyaları ve yalnızlıkları; kendilerini aşma çabaları... Sinema severlere, insanı anlama gayreti ve iyi niyeti içinde olan genç, yaşlı herkese bu filmi görmelerini tavsiye ediyorum. Olayların akışına kendinizi kaptırırken insan gerçeği ve kaderi üzerinde derin düşüncelere dalıyor ve duygulanıyorsunuz...