İktidar yolunda kadınların mücadelesi

A -
A +

Her yıl, kadınlara seçme ve seçilme haklarının verildiği günün kutlanışı dolayısıyla yapılan toplantılarda bilinçli ve aydın kadınlar güzel konuşmalar yaparlar. Bu konuşmalara bakarak kadınların demokratik kültürü içlerine sindirdikleri, sorumluluklarının idraki içinde yönetime talip oldukları, artık karar mekanizmalarında yer alacakları, iktidar yolunda ilerleyecekleri umutlarına kapılırsınız. Bu umut, çağrılı erkek konuşmacıların verdikleri destekle de güçlenir. Ancak, hayatın normal seyri içinde zamanla bir şeylerin değişmediğini görünce umutlarınız suya düşer, hayal kırıklığına uğrarsınız. Tarihi süreçte iktidarı canlarını dişlerine takarak, tırnaklarıyla mücadele vererek elde eden erkekler bu gücü aslında kadınlarla paylaşmaya yanaşmazlar. Geçmiş günlerde gündeme gelen, üstünde çok tartışılan kadına pozitif ayrımcılığın desteklenmemesi, rafa kalkması bu yüzden diye düşünüyorum. Erkek dünyasının bir de kadın vizyonunu yıpratarak dolaylı yollardan yaptıkları engellemeler vardır. Medya ve magazin yoluyla yapılan engellemeler bu vizyon yıpratıcılığının çarpıcı örneklerinden biridir. Neler yapılır mesela? Sözde mankenlerin, şarkıcıların pespaye aşk ilişkileri gündemde tutulur, gerek ekranda, gerek yazılı basında karşımıza çıkarılan yarı çıplak kadın görünümleri ve bunun çevresinde oluşturulan haberler kadın'ın hâlâ bir meta olarak algılanmasını sağlar... Hasta çocuğunu kurtarmak için ahlaksız tekliflere rıza gösteren kadınları anlatan dizilerle dolaylı bir aşağılama yoluna gidilir. Bununla da kalınmaz; popüler gazetelere kendi mahrem hayat hikâyelerini, manik depresip hallerini, hercai maceralarını ballandıra ballandıra anlatan ciddiyetten ve sorumluluktan yoksun genç kadın yazarcıklar konuşlandırılır. Ayrıca, televizyon kanallarının bir numaralı seyircileri kadınları toplumsal sorumluluktan, düşünmekten, günlük siyasi gelişmelerden uzak tutmak için abuk sabuk programlar ve yarışmalar yapılır. Ama topluma hizmet eden, işlerinde başarılı olan, hayırlı işler yapmak için özveriyle çalışan kadınlar ihmal edilir. İmajı zedelenen kadının önüne engel çıkaranlar yalnız erkekler değildir tabii ki. Hemcinsleri de köstek olurlar. Her şeyden önce kadınlar arasında bir birlik ve dayanışma yoktur. Birbirlerini rakip görüp kıskançlık kösteğine takılırlar. Öte yandan, birçoğu dişilik kompleksinden kurtulamamıştır; rahatlığı, konforu terk edemez. Erkeğin hakimiyetine ve iktidarına sığınıp her şeyi hazır bekler. Kimileri iktidarda olan erkeğin arkasında iktidarı yönlendirme yolunu seçer. Kimileri de "Erkektir, sever de; döver de" gibi garip bir mantıkla şiddete bile boyun eğer. Evine ve çocuklarına karşı sorumluluk payı daha ağır olan kadın ayrıca bu sorumluluğunu hafifletecek altyapı düzenlemelerinden de mahrumdur. Kadınlarımız niye samimi olarak yönetime talip olamıyor diyenler bu konuyu enine boyuna düşünüp ona yardımcı ve destek olacak çareleri aramalıdırlar. Kadın ve erkek; her biri kendi gücü ve rengiyle muhteşem olan bu iki cins; birlik ve beraberlik ruhu içinde, karşılıklı saygı ve anlayışla birbirlerini tamamladıkları; ortak güçlerini toplumun selameti içinde kullandıkları takdirde iktidar gerçek anlamda paylaşılmış olur. Birbirini hasım gibi görmek hem kendilerine, hem topluma zarar verir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.