Karıncalardan Özür Dilerim

A -
A +

Bilimsel gelişmeleri takipte Batı'dan yüzyıl geride olduğumuzu biliyor musunuz? Bilim ve teknolojik gelişmeleri takipte iyi niyetli olan bendeniz bile doğrusu aranın bu kadar açık olduğunu bilmiyordum. Elimde Ömer Öztürkmen'in zarif bir bilge-yazar üslubuyla yazdığı "Karıncalardan Özür Dilerim" isimli kitabı var. Son zamanlarda yayınlanmış en ilgi çekici ve aydınlatıcı kitaplardan biri. İlkin bir çırpıda okuduğum kitabı ikinci defa, (bazı satırların altını çize çize) okuyorum. Bilimsel gelişmeleri takipte neden bu kadar geride kaldığımızı, bu geri kalmışlığın nelere mal olduğu hususunda bakınız Öztürkmen nasıl açıklamalarda bulunuyor: "Batı dünyası, kuvantum (Quantom) fiziğiyle bir devrim geçireli 100 yıl oldu... Aynı Batı'nın bilimsel araştırmalarda geçerliliği zaruri olan yanlışlanabirlik ilkesiyle tanışması da 60-70 yıl gibi bir geçmişe dayanıyor. Kuvantum fiziği, bir bilimsel devrim ve aynı zamanda bir zihniyet inkılabı idi. Batı'nın sosyal hayatında yeni ufuklar açıyordu. Böylece Batı'da 19. yüzyıla kadar Saint-Simon ve Aguste Comte'un geliştirdiği pozitif felsefe, 20. asrın başlarında sarsılmış ve eski bilimsel bağnazlık sona ermişti. Bizde bu bağnazlık hâlâ sürüyor ve sosyal yaşantımızı bir türlü uzlaşma ortamına kavuşturamıyoruz. Koskoca bir yüzyılı laiklik ve irtica tartışmaları ile geçirmemiz ve toplumsal barışı sağlayamamış olmamız Batı bilim dünyasında olup bitenleri layıkıyla takip edememiş olmamızdandır." Bireyleri şimdiye kadar "Hababam" eğitiminden geçmiş bir toplumun ilgisiz ve bilgisizliğini bir dereceye kadar anlamak ve mazur görmek mümkün de aynı anlayış ve müsamahayı(üniversiteleri dünya üniversiteleri sıralamasında yer bile almayan) kendi bilim adamlarımıza gösterebilir miyiz? Öztürkmen, birinci derecede sorumlu gördüğü üniversitelerimiz ve entelektüellerimiz için de şunları söylüyor: "Türk üniversiteleri ve bilim çevreleri kendi alanlarındaki gelişmeleri maalesef layıkıyla takip edememektedirler. Geri kalışımızın, fakirleşmemizin ve bir türlü özlenen demokrasiye geçemeyişimizin sebebi bu. Ne üniversitelerimiz ne de entelektüellerimiz, bırakın son 300 yılı, birlikte geçirdiğimiz 20. asır bilim tarihini bile layıkıyla takip edemediler; izm' ler, ideolojiler, sloganlar ve önyargılar hakim oldu hayatımıza. Ne dayatıldıysa o öğretildi genç beyinlere... Bilgi edinmekten çok, "vazgeçilmez görüşler" e sahip olduk. Batı uygarlığının bilim sayesinde bu seviyeye geldiğini kulaktan dolma sloganlarla anlamış, bilim demişiz, eğitim demişiz, öğretim demişiz ama ideolojiler daha ağır basmış, bilimsel araştırma ve gelişme konusunda hatırı sayılır varlık gösterememişiz." Kitap, bugünkü hal-i melalimizi ilginç tesbitlerle ortaya koymakla kalmıyor, bilgi ışıklarıyla kafamızı ve ruhumuzu aydınlatarak önümüze yeni ufuklar açıyor. En önemlisi " Karıncalardan Özür Dilerim" i okuduktan sonra, dayatma görüşler yerine, temeli bilgiye dayanan bir dünya görüşünüz olacak. ..... ( Karıncalardan Özür Dilerim, Yayın Editörü Abdullah Esin (abd.esin@yahoo.com)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.