Bir süredir King Kong filminin yeni çekimiyle ilgili haberler okudukça çocukluğumda bahçe sinemasında seyrettiğim King Kong filmini hatırlıyorum. O sıralar bahçe sinemalarında iki film birden gösterilirdi. İkinci film genelde King Kong, Kurt Adam gibi korku veya gerilim filmleri olurdu. Uykusuzluktan kıvrandığım bir sırada bu tür filmler üzerimde soğuk duş etkisi yapar, fal taşı gibi açılmış gözlerle (Tabii ki korkudan tir tir titreyerek) pür dikkat seyre dalardım. O zamanların King Kong filminden aklımda kalan devasa gorille bir avucunda oyuncak gibi tuttuğu sarışın bir kadındı.. Yüzüklerin Efendisi filmiyle ünlenen usta yönetmen Peter Jackson'ın en büyük hayali bir King Kong filmi çekmekmiş. Doğruyu söylemek gerekirse "artık King Kong filmi bu devirde bana ne verecek" düşüncesiyle ilkin, filmin basın gösterimine gidip gitmemekte biraz tereddüt gösterdim. İyi ki gitmişim. Tekniğin bütün imkanlarından faydalanılarak çekilen olağanüstü sahneleri ve efektleriyle film, hayalin sınırlarını zorlayan bir sinema şöleniydi. Beni en etkileyen tarafı da madde hırsının egemen olduğu, tamtam sesleri ve fitnelerle kaynayan dünyada, yenilmez gücü olan devasa bir gorilin duyarlılığı ve avuçlarında tuttuğu sarışın kadına karşı duyduğu şefkatli sevgi uğruna kendini feda edişiydi. Gerçek aşk ve fedakarlık konusunda insanlığa derin bir ders veriyordu doğrusu. Siz beyaz perdenin sihirli dünyasında çok hoş işlenmiş kompozisyonlarla imkansız bir aşkı olabilirlik çerçevesinde seyredip yürek tellerinizin titreştiğini hissediyorsunuz. Sinema, gerçekten bir "büyü"... Yaşadığınız dünyanın katılığından sıkılıp hayal dünyasının derinliklerine dalmak, bilincinizin derinliklerindeki meçhul adalarda keşfe çıkmak, sevgi enerjisinin en umutsuz durumlarda bile karşınıza çıkabileceğini görmek istiyorsanız King Kong'u kaçırmayın derim. Fazıl Say konseri Geçen hafta, 2005 yılını bir müzik ziyafetiyle uğurlamak amacıyla CRR'de dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say'ın konserine gittim. Bach'ın, Beethoven'in, Lizst'in, Mussorgsky'nin eserlerini Say'ın o kendine özgü müthiş yorumuyla çalışını büyük bir zevkle dinledim. La Figaro'nun yazdığı gibi Say, "yalnız dâhi bir piyanist değil, 21. yüzyılın en büyük sanatçılarından biri." Konser bitiminde dinleyicilerin sürekli alkışlarıyla tekrar tekrar sahneye gelen ünlü piyanist, yardımcısı bariton Güvenç Dağüstün isimli genç bir sanatçıyı takdim etti. Dağüstün, Say'ın Nazım Hikmet bestesinden bir parça seslendirdi. Fazıl Say da ona piyanoda eşlik etti. Dağüstün'ün, sesi, yorumu bütün dinleyenleri mest etti. Genç sanatçı, bence geleceğin en parlak solistlerinden biri olacak. Dağüstün'ün solist olarak katılacağını öğrendiğiniz konserleri kaçırmamanızı tavsiye ederim. Bana hak vereceksiniz. Bir kitap: Türk Şiirinden Portreler Mehmet Nuri Yardım, çok çalışkan ve velut yazarlarımızdan biri. Edebiyat alanında özellikle gençlerin yararlanacağı pek çok kaynak kitap hazırlamış. Nesil yayınları arasında çıkanTürk Şiirinden Portreler'in ilk baskısı 2001 yılında yapılmış. Elimdeki 2. baskıda yeni düzenlemeler ve ilaveler yapılmış. Kitaptaki konuşmalar, değerlendirmeler ve röportajlarla edebiyat tarihine geçmiş şairlerimiz, çeşitli yönleriyle anlatıldığı gibi, Türk şiirinin önemli meselelerine de temas edilmiş. Yardım'ın akıcı üslubu kitabı ilgiyle okutuyor.