nsanoğlu, küresel ısınmanın sebep olacağı felaketlere karşı yetersiz de olsa tedbirler alma derdine düştü. Medya kanalıyla sık sık yapılan uyarılar, çevrecilerin çeşitli etkinlikleri sayesinde yavaş yavaş bilinçlenme başladı. Sydney, Tokyo, Şanghay, Johannesburg, Hamburg, Londra, Rio de Janeiro, New Jersey ve Washington olmak üzere gözde dünya şehirlerinde küresel ısınmayla mücadeleye dikkat çekmek için yapılan konserler bu bilinçlenmeyi güçlendirip yaygınlaştıracak önemli bir etkinlik. Keşke İstanbul'da da bir konser düzenlenmiş olsaydı! Kimileri bu konserleri boş ve göstermelik bir gayret olarak değerlendiriyor. Basında bununla ilgili haberleri takip ettim. İngiltere'de yayınlanan İndependent Gazetesi Wembley'deki seyircilerin süper zengin rock yıldızlarının sıradan insanlara yeşil bir hayat hakkında ders vermesinin saçma olduğuna dikkat çekmiş. Öte yandan konserlere katılmayan Who grubunun solisti Roger Dallery, "Gezegenin ihtiyacı olan en son şey rock konseri" derken, Aretic Monkeys, "Sadece sahne aydınlatmaları için 10 eve yetecek kadar elektrik harcadığımız düşünülürse bu da ikiyüzlü bir durum" diyerek tepkisini göstermiş. Haklılık payları olmasına rağmen ben bu eleştirilere katılmıyorum. Yöneticilerin sorumsuz tutumları ve politikaları yüzünden yaşlı dünyamızın giderek bir cehenneme dönüştüğü hepimizin malumu. Sıradan insanlar diye vasıflandırılan konser seyircilerinin çoğunluğunu gençler oluşturuyor. Gençleri uyarmak gelecek için umut verici bir eylem. Tabii ki bu konserlerin reklama, magazine ve çevre kirliliğine yönelik (esas amaca ters düşen) olumsuz yönleri var. Ama eminim getirisi götürüsünden fazla olacak. Çünkü dünya gençliği kendini rock müziğine kaptırmış durumda. Zaten dünyanın her bakımdan selamete erişmesinde bundan böyle sanatkârlara, sorumlu ve vicdan sahibi bilim adamlarına, düşünürlere, aydın din adamlarına büyük görevler düşüyor. Al Gore örneği Bush'un karşısında ABD Başkanlığı için yarışmış olan Al Gore'un seçimleri kaybettikten sonra kendini çevre sorunlarına adadığını biliyoruz. Onun hakkında da bu işi büyük para karşılığında gelecek seçimlere hazırlık için yaptığı söylentileri vardı. İlkin ben de bu söylentilerin haklı olduğu düşüncesine kapılmıştım. Ama Gore'un hazırlayıp sunduğu küresel ısınma felaketlerini bütün çıplaklığı ile gözler önüne seren "Uygunsuz Gerçek" belgeselini seyrettikten sonra kanaatimi değiştirdim. Gore'u sağlıklı ve yeşil bir hayat savaşının en etkileyici idealistlerinden biri olarak görmeye başladım. Onun İstanbul'daki konferansını dinleyen bazı köşe yazarları da benim kanaatimin paralelinde görüş belirtmişlerdi. Aynanın arka yüzü Buzulların erimeye başladığı Kuzey Kutbunda, doğal gaz, elmas, gümüş, uranyum ve çinko yatakları bulunuyor. Bu yüzden bölge ülkeleri (ABD, Rusya, Norveç ve Danimarka) arasında sahiplenme krizi yaşanıyor. Biz, sıradan insanlar, eriyen buzulların dünyanın ekolojik dengesini sarsmaya başlamasının, kutuplarda ölüm kalım savaşı veren boz ayıların derdine düşerken birilerinin keşfedilmemiş petrolün ve madenlerin peşine düşmesi ayrı bir trajik olay... Gerçeklerinin görünen ve görünmeyen yüzüyle dünya giderek karanlığa sürükleniyor ve bizler, ölüm döşeğinde "Biraz ışık" diyen Goethe gibi ışık özlemi içinde umut kandilleri yakmak için çırpınıyoruz.