Mustafa Taşar'ın turizm atağı

A -
A +

Öğretmenlikten kalan bir alışkanlık olacak, birinin çalışkanlığı dikkatimi çekince (hele bu kriz ortamında umut veriyorsa) onu ilgiyle izliyorum. Bugünlerde müthiş bir turizm atağı başlatan Turizm Bakanı Mustafa Taşar da bir süredir ilgi alanımın içinde. Sayın bakan cüsseli görünümüne rağmen öylesine hareketli, öylesine fırtına gibi esiyor ki onu takipte zorlanıyorum. Elektronik posta adresime gelen basın bültenlerini okumağa yetişemiyorum. ANAP'ın bu arısı bir başka arı. Hiç yorulmak, yılmak bilmiyor. Turizm Bakanlığına geleli bir yıl bile olmadığı halde sektörü en ince ayrıntılarına kadar tanımış, sorunlarına vakıf olmuş görünüyor. Turizm Bakanlığında sanki seferberlik ilan edilmiş gibi bütün personel gece demeden, gündüz demeden harıl harıl çalışıyor. Gördüğüm kadarıyla yorgunlar ama şikayetçi değiller, gelen dilekçelerin bir gün dahi bekletilmemesi için masalardaki bütün sümenleri kaldırtan bakanlarının ritmine ayak uydurmağa çalışıyorlar. Dünya turizm trendlerine uygun olarak sektörde yeniden yapılanmayı sağlam temellere oturtmak, sağlıklı bir milli turizm politikası oluşturmak için Taşar'ın Ankara'da düzenlediği İl Turizm Şûrası'na katılan bilim adamları, uzmanlar ve sektör temsilcileri turizmin bütün meselelerini masaya yatırdılar, sorunları tartıştılar, önlemler ve çözümler araştırdılar. İki gün süren yoğun bir çalışmadan sonra Türkiye'yi dünya markası haline getirecek önemli tavsiye kararları aldılar. Bu kararları içeren sonuç bildirgeleri şûra bitiminde basına dağıtıldı. Ancak, Türkiye için hayati önem arzeden bu şûranın basında layıkıyla değerlendirilmediği kanaatindeyim. "Şûra'da alınan kararlar zamanla unutulur gider" şeklinde yorumları da insafsız buluyorum. 2020 yılında 60 milyon turist 50 milyar dolar geliri hedefleyen ve bunu her fırsatta tekrarlayan Taşar, Şûra'nın gala yemeğinde yaptığı uzun konuşmada bu kararların harfiyen hayata geçirileceği konusunda namus sözü verdi. Buna bizzat şahit oldum. Bakanı vaatlerinde samimi buldum. Yaklaşımları ve tesbitleri doğru ve çarpıcı. Tarihi ve kültürel zenginliği, doğal güzellikleriyle dünyada bir numra olan cennet ülkemizin turizm potansiyelini akılcı biçimde kullanarak turizmi ekonomimizin lokomotifi haline getirmek için herkesin sorumluluğunun idraki içinde çalışması gerekiyor. Yıkıcı eleştiriler yapmak yerine halkı aydınlatmak çok önemli. Turizmi bir halk sanayii olarak tanımlayan Taşar, bu yolla yeni istihdam alanları açılacağını vurgulayarak: "Yeni istihdam alanlarının açılması özellikle kadınlara ve gençlere yönelik iş ve aş demektir" derken ekonomik krizin karamsarlık batağında çırpınan halka yeni ufuklar açıyor. Yeter ki elimizdeki fırsatları değerlendirmesini bilelim! Kim ne derse desin ben, şûrayı izledikten sonra Ankara'dan tazelenen umutlarla ayrıldım. Yol boyunca Taşar'ın "Turizm, sevgi ve barış demektir" sözleri içimde yankılandı durdu. Sayın Bakana ve mükemmel bir organizasyon gerçekleştiren başta Oktay Erol, Adnan Maraşlı, Dursun Küveloğlu, Emre Öztürk ve Yıldız Akın olmak üzere Turizm Bakanlığının çalışkan personelini kutluyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.