Olcay Yazıcı'nın iki kitabı

A -
A +

Türk Edebiyatı Dergisi'nin son sayısını karıştırırken geleneksel şiirin önemli temsilcisi Olcay Yazıcı'nın iki yeni kitabının; Nemrut Ateşi ve Yaralı Küheylan'ın ilanlarına rastladım. Onun derin bir kültür birikimi içeren şiirlerinin kitap halinde yayınlanması samimi temennim olduğu için ilkin bunları beklediğim şiir kitapları sandım. Hem sevindim hem de acaba önceden neden haberim olmadı diye ince bir burukluk duydum. Hassasiyetim sevgili Olcay'a malum olmuş gibi ertesi günü beni aradı. Kitaplarının yayınlandığı haberini verip göndermek için adresimi istedi. Bir haftaya kalmadan kitapları gönderdi. Yaralı Küheylan, Olcay Yazıcı'nın (tezli) hikaye türü yazılarını içeriyor; Anadolu'nun saf ve sevgi dolu bağrından kopup gelen bir yüreğin metropollerin ağır, ezici havası ve çıkar kör döğüşleri arasında sıkışmasını ve sancılarını dile getirdiği hikayelerinde mesajlarını satır aralarına sıkıştıran Yazıcı, berrak Türkçesi ile dile hakimiyetini de ispatlıyor. Nemrut Ateşi ise şair-yazarın deneme türü yazılarından oluşuyor. Yazıcı, mütefekkirliği ağır basan idealist bir yazar-şair. Dolayısıyla mustarip bir ruh. Bir o kadar da kırılgan. Düşünme ve yazma gayretini, mütevazı tavrı içinde bir karıncanın zamanımız firavunlarının dünyada yaktıkları zulüm ateşini söndürmek için su taşıma çabasına benzeten Yazıcı, aslında bundan da fazlasını yapıyor. Ülke ve dünya sorunlarını, insanlığın makus kaderini tahlil ederken evrensele uzanan kültür deryasından çareler öneriyor; umutsuz ve acılı ruhlara manevi ikliminden huzur ve umut bahşeden ilhamlar sunuyor. Kendine özgün bir aydınlanma çığırı açmak için samimi ve inançlı bir gayret gösteriyor. Hababam eğitimi almış günümüz havai okuyucusundan çok düşünen, insanlık adına acı çeken; bir çıkış yolu arayan, kendi özünün ışığıyla evrensele ulaşmak isteyen bilinçli okuyucunun anlayabileceği bir yazar Olcay Yazıcı. Ama ben, yine de onun en güçlü yanının şairliği olduğu kanaatindeyim. Şiirlerinin anlaşılması kolay değil. Derin bir kültür birikimi ve tefekkür alışkanlığı gerektiriyor. Türk Edebiyatı Dergisi, nesir kitaplarının yanı sıra bir de şiir kitabını yayınlasaydı iyi olurdu. Herhalde kısa zamanda bu da gerçekleşecektir diye düşünüyorum ve siz sevgili okuyucularıma Olcay Yazıcı'nın bana zaman zaman postaladığı şiirlerinden bir alıntı sunuyorum: Gelişin özge muştu; daha güzel her düşten Sen geldin, efsanemiz başladı yeni baştan Sen geldin, buhar oldu; bahar oldu yalnızlık Kalbimizdeki buzlar çözüldü ılık ılık Sen geldin, mutsuzluğun cam fanusu kırıldı Sen geldin, esrarınla mahzun güller dirildi Sen geldin, kâinata bir rayiha saçıldı Sen geldin, Kaf dağının kapıları açıldı Sen geldin soylu-çiçek, kutlu ekin başağı Sen geldin, tüm sihrini kuşandı gök kuşağı Sen geldin ayet ayet, sure sure ilhamla Sen geldin, ol emrini özetleyen nur-damla Sen geldin gökçe sultan, aşk ikliminin kelamı Sen geldin, esenliğin yeryüzüne selamı

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.