Özgürlük

A -
A +

Özgürlük, hoş bir kelime... Anlam bakımından da öyle. İpeksi, şeffaf, ferahlatıcı ve moda tabirle havalı... Hürriyet kelimesinin yerine kullanılıyor ama bence tam olarak tutmuyor. Hürriyet daha genel bir anlam taşıyor, özgürlük ise daha 'öz 'le ilgili, 'ferdi hürriyet'i ifade ediyor gibi. Onun için özgürlüğü kullanalım ama hürriyeti de ihmal etmeyelim derim. Zaten dilimizin kelime hazinesini daralttıkça, daralan kendimiz oluyoruz. Farkında mısınız bilmem; başlı başına: "Özgürüm" diyebilmek bile insana ne kadar ferahlık veriyor! Kişi hak ve özgürlükleri dendi mi nasıl da hoşumuza gidiyor, akan sular duruveriyor! Kişi, haklarına ulaşabiliyor mu? Özgür mü? Özgürlük, yaman ama tam anlaşılamayan sihirli kelime... Ne onunla olunabiliyor, ne onsuz... Uçarı ama hayali bile hoş... Özlemlerimiz ona doğru, heveslerimiz de... Şarkılar onu söyler, müzik onunla büyür, şiirler de... Hayaller ona kanat açar, rüyalar ondan haber verir. Ama yaşadığımız çağda bir tuşun altındayken, her yerde gözetlenirken özgür müyüz? Bırakın teknolojinin handikaplarını, gücü ellerinde tutanların insanları modern köleler haline getirmeye çalışmalarını. Özgürlükten anladığımız ne? Sorumsuz bir başı boşluk mu, bütün kayıtlardan azadelik mi? Kuralları, yakıp yıkma, başkalarının haklarını çiğneme, gönülleri yıkma pahasına keyfim ne istiyorsa yaparım çalımı mı? Yok efendim öyle bir şey! Öyle düşünüyorsanız ham hayal kuruyorsunuz demektir. Hayatınızda bir saksı çiçek, bir kedi bile olsa keyfinizce özgür olamazsınız. Toplumsal hayat ve demokrasi, kurallarıyla bağlar sizi. Bir dersiniz vardır; "Senin hürriyetinin bittiği yerde başkalarının hürriyeti başlar." Yani, sınırlısınızdır. Hz. Mevlana: "İnsanın içi hürriyetler âlemidir" der. Evet, özgürlük içimizdedir. Kaybolmayan, kaybetmememiz gereken tek şey içimizdeki bu hürriyetler âlemini bize hissettiren 'özgürlük duygusu' dur. Önemli olan, bu duyguyu baskı altına almamaktır. Eğitimde, sosyal ilişkilerde buna çok dikkat etmek gerekir. Kişiyi bilgilendireceksiniz, aydınlatacak ve bilinçlendireceksiniz, sonra onu kesin buyruklarla yönlendirmek yerine onun özgür seçimini yapmasına imkan ve zemin sağlayacaksınız. Yani, kişiye kendini özgür hissettireceksiniz. Düğünlerde gelinin veya damadın birbirlerinin ayaklarına basma cinliklerini görüp, bol bol kullanılan "yapma, yazma, gitme, görme, alma, verme!" gibi yasaklama hükümleri içeren sözcükleri duydukça yüreğimin engin ufuklarında uçuşan özgürlük kuşları hoyratça tutulup kafese tıkılıyormuş gibi gelir bana. Bir oyun: YEDİ KOCALI HÜRMÜZ: Hoş, eğlenceli ve müzikli bir oyun seyretmek istiyorsanız İstanbul Şehir Tiyatrolarında sergilenen "Yedi Kocalı Hürmüz" oyununu tavsiye ederim. Hürmüz rolünde Oya Başar'ın olağanüstü performansı görülmeğe değer.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.