Popüler kültür

A -
A +

Milliyet Gazetesi bir süredir "Popüler Kültür" adı altında bir ek çıkarıyor. Murat Belge, ilk çıktığından beri olanca birikimiyle popüler kültürün tarifini ve tarihi gelişimini vermeğe çalışıyor. Çalışıyor diyorum; çünkü popüler kültür denilen bu ne olduğu belirsiz, sınırsız sorumsuz ucubeyi tarif etmek kolay değil. Ancak, hepimiz boğazımıza kadar popüler kültüre batmış durumdayız. O zaman hepimizin içinde bulunduğu bu hal-i pür melali anlaması, tanımlama ve tahlil gayreti içine girmesi gerekiyor. Sahi, nedir popüler kültür? Küresel kapitalizm süreci içinde bize popüler kültür olarak bir sürü ıvır zıvırın dayatılmasını (ve buna da bizim can u gönülden talip oluşumuzu), içi boşaltılmış bir cam fanusun onun, bunun, şunun (veya hepsinin birden) estirdiği bir rüzgar marifetiyle hava-cıvayla doldurulmasına benzetiyorum. "Bir bahar akşamı rastladım size" mahcubiyetinden, "dudu dudu dilleri lıkır lıkır içmeli" laubaliliğine yuvarlanmamızın, aşk ile ilgili her şeyi "ilişki" gibi basit bir kelimeye sığdırışımızın, beş yıldızlı otel odalarında çiğ köfte partileri düzenleme görgüsüzlüğüne düşmemizin buruk birikimi olarak görüyorum. Murat Belge haklı! Tarif için bu da yetmiyor... Ama yine de denemeye devam edelim. Kafamızı karıştırmak için programlanmış medyanın altıncı sınıf programları (sayısız dizileri, tartışmaları, magazinleri, şarkıcı sunuculu eğlenceleri), esir alan reklamları sayesinde düşünmeyi, tefekkürü, sorgulamayı engelleyici her şeyin fasılasız olarak evlerimize ve zihinlerimize akıtılması desek?... Felsefe konuşmalarının yerini alan Asmalı Konak muhabbetleri, aile sohbetlerini evden kovan manken, şarkıcı dedikoduları, seks kasetleri skandalları takibi? Yetmedi mi?... Peki! Mübarek sanki bin başlı bir canavar... Nerden tutmağa çalışsan bir başka taraftan uç veriyor. Allanıp pullanıp biraz da uluslararası cila vurularak bitmez tükenmez reklamlarla hayatımıza sokulan pop starlarının söylediği parçalarda öz müziğini unutmak, starın şeytani bakışlarını seyrede seyrede kendinden geçmek,onun "haydi azın" komutuyla başlanılan toplu yılan danslarında nefsi kamçılamak olayı mıdır popüler kültür diye bir düşünsek... Evet, nedir popüler kültür denilen şey? Sizi çepeçevre saran, içinizi tıka basa doldurulan şeyi tanımalısınız. Kendi kendinize hep sormalısınız nedir diye? Birileri elinize aldığınız gazetede dahi size şunu alın, bunu dinleyin, şuraya gidin, buraya takılın, oraya bakın gibi komutlar veriyorsa bir durup düşünün bakalım bu yönlendirme hayatınızın hangi ayrıntılarına doğru gidiyor... Siz nerde oluyorsunuz, iradeniz nerde oluyor? Sınırsız sorumsuz çılgın bir tüketime zorlamak için insanı tüketme programı mı? Şu "in", şu "out" diye bir şeyleri bir sıradan diğer sıraya geçirmek, beraberinde kimliksiz, kişiliksiz zavallı insanları da peşinden ordan oraya sürüklemek mi? Rakı şisesinde balık olmak mı? Anadolu'nun bağrından kopan türküleri pop müziğine kaydırmak mı? Maçolukla batılılığın sentezini yapanlara övgüler düzmek mi? Sahi, nedir beni benden alan, beni "bensiz" koyan bu sun'i, dayatma, kaypak, vıcık, vıcık yapışkan sulu şey... Popüler kültürsüzlük!.. Nedir?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.