Prisma'nın düşündürdükleri...

A -
A +

Günlerdir medyada Pınar Altuğ'u eşinden boşanmaya yönlendirdiği öne sürülen Prisma grubu ile ilgili haber, röportaj ve programlar yayınlanıyor. Nedir Prisma? Kimilerine göre "modern bir tarikat", kimilerine göre eğitim amaçlı, kişisel gelişim yollarını öğreten bir kurum, kimilerine göre uluslar arası beyin yıkama örgütü... Resmi bir sıfatı yok. Eğitim amaçlı hizmet vermek için izin almamış bir kuruluş. Para topluyorlar ama İstanbul Defterdarı'nın söylediğine göre devlete bir kuruş vergi ödemiyorlar. Anlayacağınız, süfli sistemin küresel bir ucubesi gibi önüne sır perdesi çekilmiş ne idiği belirsiz bir şey... ATV'de Savaş Ay'ın bu konu üzerine hazırladığı programa katılan Zekeriya Beyaz Hoca, olayı Türkiye üzerine oynanan oyunların bir uzantısı olarak yorumlarken Prisma seminerlerine devam eden bir sporcu, ne var yani bu meseleyi bu kadar büyütüp uzatacak tavrı içinde, Prisma'dan duyduğu memnuniyeti dile getirmeğe çalışıyor; "Burada işittiğim bir cümle hayatımı değiştirdi" diyor. Savaş Ay da: "Bir cümle için mi 350 dolar verdiniz? Yapmayın... Bu cümleyi herhangi bir kişiden, söz gelimi berberinizden bile duyabilirdiniz" diye takılıyor. Öte yandan psikiyatri uzmanı Prof. Kerem Doksat, yayın organlarından birine verdiği bir demeçte, Prisma'nın adının din olmamakla birlikte insanlara dinden bekleyebilecekleri şeyleri vermeyi hedeflediğini ileri sürerek: "Din konseptini klasik, alışageldiğimiz çizgisinden çıkarıp arayış içindeki insanlara satıyorlar" diyor. Anlayacağınız, ortada karmaşık, tuhaf, düşündürücü bir durum var.. Bir bakıma ülkemizdeki eğitimin ne kadar kof olduğu gerçeğini ortaya sermesi bakımından da ilgi çekici.... Eğitim uzmanı olmayan kişiler eğitim semineri veriyorlar! Nice zamandır Türk insanının içi yerli ve yabancı işbirlikçilerin gayretiyle planlı ve kasıtlı bir biçimde boşaltılıyor; beyni yıkanıyor; bütün manevi ve kültürel değerlerinden uzaklaştırılıyor. Yani kale içten fethediliyor. Yoksul kesim, geçim sıkıntısı içinde kavrulup medya tarafından şişirilerek milyarlar kazandırılan şarkıcı bozuntularının sulu programlarıyla avutulurken, bol paralı kaymak tabaka Laila'da tepiniyor. Kimse olup bitenlerin farkına varmıyor. Tabiat boşluktan hoşlanmaz. İnsan ruhu da öyle... Kendini tüketmelerin sonunda bir gün gelir, manasını aramağa başlar; gidecek yol, tutunacak dallar arar. Kimi garibanlar sahte şeyhlerin, üfürükçülerin peşine takılır; kimi (bir şişe şaraba milyarlar verecek kadar zengin) cilalı, mevki ve şöhret sahibi elit sayılan kesimin yarı cahilleri de böyle "modern tarikat" diye yorumlanan grupların ağına düşerler. Tehlikeli küreselleşme sürecinde sağlam durmayanlar ezilip gider. Onun için her fırsatta aman kişiliğinize, özünüze sahip çıkın, manevi değerlerinize sıkı sıkı sarılın diye boşuna yazıp çizmiyoruz. Aradığınız mutluluk, sevgi, dostluk ve kişiliğinizi geliştirme reçetelerinin en alaları kendi kültürünüzde var. Dönüp bir bakın hele...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.