Bu mübarek ramazan günleri, en fazla içimize daldığımız, Yunus'un: "Beni bende demen bende değilim/ Bir Ben vardır bende benden içeri" deyişini hatırlayıp da tefekkür boyutlarını zorlayarak mana zirvelerine tırmanmaya çalıştığımız günler... Manevi iklim günleri yani... Ama ne yazık ki ülkenin hallerine şöyle kozmik açıdan baktığınızda her şey o kadar anlamsız geliyor ki... Söz gelimi; iftar zamanında bazı TV kanallarına çıkan ilahiyatçılara telefonla iletilen sorular, halkımızın çoğunluğunun din konusunda ne kadar cahil olduğunu gösteriyor ve insanı üzüyor. Türbelerde oruç açmalar, ağaç dallarına dilek bezleri asmalar hâlâ batıl inanç ve hurafelerden kurtulamadığımızın iç sızlatan görüntüleri... Sanki çoğu Kur'anı hiç okumamış, hiç anlamamış gibi. Oysa, kutsal kitabımızın amacı anlaşılmak. Ve sık sık tekrarlandığı gibi düşünmek. Böyle olduğu halde halkımız niçin özel gayret göstermez? Diyanet, halkı aydınlatmak konusunda niçin şimdiye kadar neden yetersiz kaldı diye düşünmeden edemiyorum. *** Bu günler, insanların varlık gayelerini düşünmeleri, birbiriyle barış ve karşılıklı anlayış içinde yaşamaları, yardımlaşmaları, iç muhasebesi yapmaları, bütünleşmeyi sağlamaları gerektiği günler...Oysa olan ne? Sürekli çekişmeler, bölünmeler, sataşmalar... Akıl ve sağduyu Kaf Dağının arkasına çekip gitmiş sanki... Türban diye tartışılıyor. Değiştirilmesi düşünülen anayasa üzerinde mutabakata varılamıyor. Din tartışılıyor. Laiklik tartışılıyor. Sürekli bir fesat kazanı kaynıyor. Yapılan tartışma da değil aslında, kafa karıştırmak. Kimsenin kimseyi dinlediği, anlamaya çalıştığı, saydığı yok. Ve haliyle sağlıklı neticelere de varılamıyor. İşleyen ne demokrasi, ne de o temenni ettiğimiz öz eleştiri mekanizması... Bu rahmet günlerine saygı yok anlayacağınız. Yine kapkaç olayları ve hırsızlıklar devam ediyor. Yine hunharca cinayetler işleniyor. TV kanallarında gündüzleri o aşağılık dedikodu programları yapılıyor. Vicdansız esnafların hileli hurdalı işleri bazı TV kanallarında deşifre ediliyor. Sözüm ona her şey halkın selameti ve mutluluğu için. Peki, halkımız ne yapıyor? Herhangi bir konuda bilgilenme gayreti içinde mi? Hayır. Varsa yoksa bitmek tükenmek bilmeyen dizilerini ve magazin programlarını seyretmek... Ve bunları konuşmak.