Senede bir gün

A -
A +

Batı kültüründen sürekli olarak "gün" ithal ediyoruz. Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü, nerdeyse şükran günü... vs. Hani, biz de senede bir 'gün'ü "Toplumsal Barış ve Kaynaşma" günü olarak kabul edip yerleştirsek ve bu günü batıya ihraç etsek diyorum. Bu günde bütün zıt kutupta olanlar, şu veya bu nedenle kamplaşanlar, küsenler, birbirlerine sinir olanlar, farklı düşünenler bir araya gelip hoşça vakit geçirseler, birbirlerine tahammül gösterseler; birbirlerine yakınlaşmayı deneseler... "Sağcıyım" diyenle "solcuyum" diyen, koyu Galatasaylı ile koyu Fenerbahçeli, liberalle muhafazakar, hasılı aralarında zıddiyet ve soğukluk olan taraflar senede bir gün kavgasız gürültüsüz, kardeşçe, sıcak bir ortamda birbirlerini farklılıklarıyla kabul etmeyi, birbirlerini dinlemeyi; dolayısıyle anlamayı, mümkünse birbirlerine karşı sempati duymayı düşünebilirler mi? Senede bir güncük... Duvarlar çökse, kamplar aşılsa, kibirler bırakılsa, nefret ayaklar altında çiğnense; sinirler yatışsa, yüzler gülse; insan, insana ulaşsa... Ne olur? Söz gelimi Cumhurbaşkanı Sezer ve Ecevit, bir örnek teşkil etmek üzere çay içip sohbet etmek üzere farklı bir yerde buluşsalar... Okul hatıralarından, sevdikleri kitaplardan, hobilerinden, filmlerden bahsetseler, şakalaşsalar, gülseler... O gün de "toplumsal barış ve kaynaşma" günü ilan edilse... Olamaz mı? Bazıları benim saçmaladığımı düşünebilirler. Bazıları esnek yaklaşabilirler.. İşte o esnek yaklaşanlar benim umudumdur... O umut beni "toplumsal barış ve kaynaşma" günü üzerinde hayal kurmağa zorlar. Tıpkı sevgililer gününde olduğu gibi medyanın günler öncesinden bu günü anons ettiğini, anlamamakta, anlaşmamakta inat edenlere, aralarına duvarlar çekenlere, zıtlaşanlara, ancak ve ancak nefretle yaşayanlara sıcak mesajlarla çağrıda bulunduğunu hayal ederim. Böyle bir günde insanlığın en büyük aşamayı kaydedeceğine, insanın kendini, önyargılarını, kinlerini, öfkelerini yenerek "kamil insan" olmaya doğru gerçekçi bir adım atacağına inanırım. Son ekonomik kriz hepimizi inanılmaz ölçüde sarstı, evet! Ama bizleri sürekli olarak sarsan başka bir şey de var; birbirimize karşı sevgisizliğimiz, anlayışsızlığımız ve güvensizliğimiz... Ekonomik kriz kadar bunları aşabilmek de zor. Herkes kendi gezegeninde yaşıyor. İnsanın insana ulaşması için sadece demokratik bir adım gerekli. Bırakın farklı düşünmeleri, farklı inançları, çıkar hesaplarını... Senede bir gün, insana saygı için o bir adımı atamaz mıyız? Senede bir gün... Olamaz mı?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.