Ben, Yüce Allah'ın kainatı aşk üzere yarattığına inananlardanım. Temelinde aşk olmasa kainattaki akıllara durgunluk veren bu ihtişamlı nizam nasıl sağlanabilirdi ki? Yaradılmışların en şereflisi olan insan, varlığın özündeki sevgi cevherini en yoğun olarak taşıyan bir varlıktır. Bu cevher, istisnasız her insanda vardır. Bu cevherin barınağı olan yürek, ancak sıcak tutulduğu takdirde cevherin parlaklığı artar, sevgi katmer katmer, ışıl ışıl büyüyerek beden kanalıyla çevreye yayılır. Çevreye pozitif enerji; neşe ve mutluluk saçar. Ancaak.. yürek soğudu mu, cevher kararır, sevgi üşür; büzülür kalır.. Üşüme gerilime, gerilim öfkeye, öfke şiddete dönüşür... İnsanın kendi kendisini kahrettiği gibi çevreye negatif enerji; mutsuzluk, bela, sosyal karmaşa ve hastalık dağıtır. Evet, yürek kaskatı kesildi mi, sevgi, üşür... Sevgi üşüdü mü, artık sevgisizlik söz konusudur. Onun için yüreği soğutmamak, sevgiyi üşütmemek gerekir. Yüreği sıcak tutmak da ancak, kendini bilmek'le mümkündür. Kendini bilmek de bir aşk, olgunluk, birikim, gayret, sabır ve tefekkür meselesidir. Yeryüzündeki savaşların, güç ve iktidar çekişmelerinin, kavgaların cinayetlerin; hasılı bütün negatif oluşumların temelinde sevgisizlik vardır. Şu sıralarda dünyanın manzarası kocaman donmuş bir yürek görümününde... Terör azmış, güç mücadelesi kızışmış, insanlar yalnızlık ve çaresizlik ve doyumsuzluk batağında neye tutunacaklarına şaşırmış, sosyal hastalıklar artmış, yoksulluk kapıya dayanmış durumda... Bunları okuduğunuzda: "Bırak dünyanın hal-i pür melalini de bizler birey olarak ne yapmalıyız, önce bunun çaresini söyle!" diyebilirsiniz. Söyleyeyim; yüreklerinizi ısıtın. Kanalları tıkayan kireçleri kazıyın. Benliğinizi, inadınızı kırın; hamlık edip de size bir adım atmayana, olgunluk gösterip siz bir adım atın. Selam verme alışkanlığı olmayana selam verin; gülmemekte direnen abus çehreli insanlar arasında siz gülümseyerek çevrenize ışık saçın... Dostlarınızı, ahbaplarınızı arayın. Hatır sorun; iltifatlar edin, çeşitli vesilelerle onlara hediyeler verin. Olumlu işleri yapanları övgü dolu sözlerle destekleyin. Bunlar size çok geliyorsa yürekten bir merhaba diye seslenin; şöyle dolu dolu canım deyin... Biliyorum, canınız sıkılacak. Zamansızlıktan, işlerin yoğunluğundan çevrenizdekilerin lanetliğinden filan dem vuracaksınız. Öğüt vermek kolay ama yapmak zor diyeceksiniz? Tabii ki zor. İşte bu, kendini bilme'ye götürür sizi. Ve sıcacık bir yüreğe... Sevgiyi üşütmemeyi öğrenirsiniz o zaman...