20. Yüzyılın savaş acılarından hiç ders alınmamış gibi savaş yanlılarının hummalı bir faaliyetlerini hayretle izlediğimiz şu günlerde; sivil toplum örgütleri, savaşa karşı tavırlarını protesto eylemlerine dönüştürürlerken, bazı kuruluşların ötekini ve ötekinin kültürünü tanımamız ve anlamamız konusunda gösterdikleri gayretler gittikçe daha fazla anlam ve değer kazanıyor. Siz, sorunları savaş yoluyla çözmeğe (!) çalışanların kendilerini haklı göstermek için birtakım mazeretlerle ortaya dökülüşlerine bakmayın; insanoğlunun yüreğindeki sevgi kıvılcımını körüklediğiniz sürece barış, daima savaşa üstün gelecektir. Öyle sanıyorum ki 21. Yüzyıl, bütün olumsuz belirtilere rağmen toplumların mutlu olmak için barıştan başka çözüm olmadığını kesin çizgilerle anlayacakları bir yüzyıl olacaktır. Ülkemizde sinema sanatını ve kültürünü yaygınlaştırmayı; sinemanın toplumun kültürel kimliğinin zenginleşmesi ve demokratik-barışçıl bir felsefenin yaygınlaştırılması yolunda kullanımını teşvik etmeyi hedefleyen TÜRSAK (Türkiye Sinema ve Audiovisuel Vakfı), 1998'den beri bu amacı doğrultusunda her yıl sinema ve tarih buluşması adı altında bir hafta süren uluslararası sinema festivali düzenliyor. Bu festivallerin beşincisi geçtiğimiz hafta içinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türsak'ın basın ve halkla ilişkiler sorumlusu Hüseyin Namık Yıldırım, zamanında haber vermeseydi bu çok önemli festivalden günlük hayatın hayhuyu içinde haberdar olmayacak, hâlâ etkisi altında olduğum o anlamlı ve etkileyici filmleri seyretme fırsatını kaçıracaktım. Benim gibi enerjiniz ve vaktiniz sınırlıysa otuzüç kadar festival filmini bütünüyle bir hafta içinde seyredebilmeniz mümkün değil. Ancak yedi filme yetişebildim. Ama aklım seyredemediğim bütün filmlerde kaldı. Sanatın hele hele sinemanın "büyüleyici" aracılığıyla dünya toplumlarını çeşitli kültürleri, insanoğluna acı veren toplumsal olayların iç yüzünü tanımak, anlamak; böylelikle ötekine ulaşabilmenin manasını yaşamak; bu mana potasında yüreğinizin sevgiyle kımıldadığını hissetmek olağanüstü bir duygu... Bu yılki temaları Dinlerarası Diyalog, Aydınlanma ve İnsan Hakları olan festivalin ödül töreni geçtiğimiz Perşembe günü akşamı Lütfü Kırdar Salonunda yapıldı. Vakfın geleneksel Işık Saçan Apollo ödülünü, 2001 Şili-Hırvatistan-İtalya-Macaristan yapımı İbolya Fekete'nin Çiko isimli filmi aldı. Belgesel film dalında da yarışmayı, ele aldığı konuyu etkileyici bir görsellikle yansıttığı için İslamın Müziği isimli film kazandı. Ne yazık ki ben, ikisini de göremedim. Görmemek gerçekten büyük bir kayıp. Bu filmlerin daha geniş bir zaman dilimi içinde gösterimini tekrarlamak için Türsak bir formül bulamaz mı? Veya filmlerin CD'lerini çıkaramaz mı? Bana gönderilen festival albümünden anladığım kadarıyla bu çalışmalarda pek çok kişinin emeği geçmiş. Başta TÜRSAK yöneticileri olmak üzere herkesi kutluyorum.