Solingen'den alınacak ders

A -
A +

Mayıs ayının son haftasına doğru, Türk-Alman Dostluk Federasyonu (DTF) Genel Başkanı Ali Kılıç, beni, Türk-Alman dostluk günü münasebetiyle 29 Mayıs'ta Solingen'de düzenlenen ödül törenine davet edince, benim dostluğa vurgun olan, çokluğu bir eyleme heveslisi gönlüm yerinde durur mu? Evimde bir türlü bitmek bilmeyen tadilat işlerine rağmen, Düsseldorf'a havalandım. Hatırlayacaksınız: 12 yıl önce Solingen'de Alman ırkçılar tarafından kundaklanan bir Türk evinde beş vatandaşımız yanarak hayatını yitirmiş; bu vahşet, hepimizin yüreğini hun etmişti. "Bu olay benim hayatımda bir dönüm noktası oldu; o günden sonra hayatımı ırkçılığa karşı çıkmağa, barış ve dostluğa adadım" diyen başkan Ali Kılıç, olayın cereyan ettiği Solingen'e gelmiş; gördüğü acı tablodan o kadar etkilenmiş ki (o sıralar Bonn Büyükelçisi olan) Onur Öymen'in tavsiyesi üzerine hemen Türk-Alman Dostluk Dernekleri'ni kurma faaliyetlerine başlamış. İlkin Solingen'de kurulan, daha sonra Schwaben, Köln, Darmstadt, Frankfurt, Stuttgart, Nürnberg, Berlin, Hannover kentlerine yayılan dostluk dernekleri, 2000 yılında Türk Alman Dostluk Federasyonu adı altında birleştirilmiş. DTF, Solingen'de yaşanan bu acıyı unutturmamak; ırkçılığa karşı toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için 29 Mayıs tarihini Türk-Alman Dostluk günü olarak ilan etmiş. İki toplum arasında böyle bir dostluk köprüsünün doluşturulmasında, yangın sırasında çocuklarını kaybeden Mevlude Genç'in gösterdiği yürekli ve asil tavrın, "kin öldürür, sevgi yaşatır" düşüncesiyle insanların dil, ırk, din ve renk farklılıklarına bakılmaksızın birbirlerini kucaklama zorunluluğunu dile getirerek dostluk elini uzatan dönemin eyalet başkanı Johannes Rau'nun büyük rolü olmuş. Türk-Alman Dostluk Federasyonu, her yıl 29 Mayıs'ta gerçekleştirdiği ödül törenlerinde siyaset, medya, kültür, insanlık, spor ve iş dünyası alanında ödüller vererek dostluğa katkıda bulunanları yüreklendiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Johannes Rau'nun, iş adamı Mustafa Baklan'ın, Engelliler Dünya Şampiyonu Avni Kentmen'in, piyanist Fazıl Say'ın ödül aldığı; Devlet Bakanı Prof. Mehmet Aydın'ın, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dünyaya önemli mesajlar veren veciz konuşmalar yaptığı bu anlamlı törenden dünya ülkelerinin alması gereken bir ders var. Acıyı bala çevirmek, ruhun vebası, insanlığın esas düşmanı olan "kin"i sevgi ve sabır potasında eriterek dostluğa ve barışa dönüştürmek gönül yüceliği gerektiriyor. 13. Asırda Mevlanalar, Yunuslar, Hacı Bektaş Velilar sayesinde Anadolu aydınlanması yaşamış olan Türk insanı özde böyle bir erdeme sahiptir. Ermeni soykırımı iddialarıyla "kin"i sürekli ayakta ve diri tutmağa çalışan; Türkiye'yi aralarına almak istemeyen AB ülkeleri yöneticilerinin küreselleşmeyi insani boyutlara taşıyacak bu çok önemli, hayati gerçeği iyi bilmeleri gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.