Sonbahar akşamları

A -
A +

Yaz mevsimi içimizi, dışımızı yakıp geçtikten sonra, sonbahar solgun renkleri, ürpertici serinliğiyle kapımıza dayandı işte! Bu kış oldukça soğuk ve yağışlı geçecekmiş. Ama benim kaygılandığım bu değil! Sonbaharın bana en dokunan tarafı; akşam vakitleri... Hele uzaklardan yanık sesli bir müezzinin okuduğu ezan sesi geliyorsa... Üstüne üstlük, Fuzuli'nin: "Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayri" Mısralarında ifadesini bulan tarifsiz bir gariplik, derin bir yalnızlık duygusu olanca ağırlığı ile içinize çöküyorsa... Ve "can" dediğiniz, yoluna can koyduğunuz sevdiğinizden ayrı düşmüşseniz... Yüreğiniz hasretlerin en yakıcısıyla kavruluyorsa... Bu vakitler dayanılmaz olur. Tarifsiz kederler içinde kıvranır durursunuz. Kimbilir bu vakitler, yine şair Fuzuli'nin: "Dost bi-perva felek bi-rahm devran bi-sükun Dert çok hem-dert yok düşman kavi tali'-zebun" Mısralarıyla dostların pervasızlığından, feleğin merhametsizliğinden, dünyanın şamatasından, dertlerin çokluğundan, dert ortağının olmayışından, düşmanın katılığından, talihin acizliğinden yakındığı vakitlerdir. Ruha derin bir hüzünle sinen bu sonbahar akşamlarının kendine özgü bir dili vardır; kelimelere sığmaz; ancak hissedilir. Akşam şiirlerinin rakipsiz şairi Ahmet Haşim'in o unutulmaz Merdiven şiirine bakınız bu dil nasıl da hâkimdir: "Sular sarardı...yüzün perde perde solmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta... Eğilmiş arza kanar, muttasıl kanar güller, Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller, Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta, Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta..." Büyük şehirlerde trafik çilesi çeken, hayatın hızlı temposunda geçim mücadelesi veren veya sabah mahmurluğunu üzerinden atamamış sevgili okuyucularıma bu mısralar biraz karamsar gelecektir. Hasret ve yalnızlık girdabına düşüp de sonbahar akşamlarının hüznünü yaşayan, duygularını kimseyle paylaşamayan nice insanlar vardır. Yazdıklarım özellikle onlaradır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.