Telaşlanmayalım

A -
A +

AB komisyonunun tam üyelik müzakereleri görüşmelerindeki "tavsiye kararı" TV kanallarında "Son dakika Gelişmesi" anonsuyla verildiğinde doğrusu hiç şaşırmadım. Telaşlanmaya gerek yok! Bu yolculukta eziyet çekeceğimiz daha ilk dakikalardan beri belli değil miydi? Onun için ince, uzun bir yoldayız demiyor muyduk? Komisyonun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn, yaptığı basın açıklamasında; Türkiye'nin Ek Protokol'la ilgili taahhütlerini yerine getirmediğini söylemiş. Kendilerine sormak lazım; AB, Kıbrıs konusunda taahhütlerini yerine getirdi mi? Körükörüne Avrupa sevdalıları tren durdu, duracak feryatları ede dursunlar; Başbakan Tayyip Erdoğan ve ekibinin bunca çabalarını düşünüp ben de üzüldüm tabii ki. O efkarla bir şarkı güftesinin mısralarını mırıldandım kendi kendime: "Nedir bu cevr-i tegafül zaman zaman güzelim Kaçıncı bu eziyetli imtihan güzelim." Duygusallık başa bela... Yoksa, bizim bütün iyi niyetlerimize karşı bütün emeli Kıbrıs'ı AB topraklarına katmak olduğu böylesine gün yüzüne çıkan AB'ye neden güzelim diyeyim ki? *** Bizim sinirlerimizi mi kontrol ediyorlar, sabrımızı mı deniyorlar? Kıbrıs konusunda "Ya alacağız... ya alacağız" tavırlarına bakılırsa, öyle... Siyasiler soğukkanlılıklarını muhafaza ediyorlar ama halkın sinirleri bu iç hesapları kaldıramıyor; sabrı taşıyor. Dün alışveriş ettiğim pazar yerinde bile bu konu konuşuluyordu. Bir esnafın: "Bu kadar nüfusu ve işsizi ile AB Türkiye'yi almaz!" demesine karşılık; oldukça yaşlı bir bayan elini sallayarak dişlerinin eksikliğini gösteren bir gülüşle restini çekti: "Beğenmeyen küçük oğluna almasın!... Şimdiye kadar AB mi verdi aşımızı, ekmeğimizi?" *** AB komisyonunun tavsiye kararı 11 Aralıkta dışişleri bakanları toplantısında, 14-15 Aralıkta liderler zirvesinde görüşülecek. Olli Rehn'in, (herhalde Türkiye'nin taviz vereceği umuduyla): "Top, şimdi Türkiye'nin sahasında, Türkiye altın gol atma şansına sahip" sözlerine karşılık, futbolun inceliklerini bilen Başbakan Erdoğan'ın altın değerinde bir cevabı oldu: "Biz kendilerine bu konudaki düşüncelerimizi söyledik, aynen devam ediyoruz. Eğer onlardan farklı bir öneri gelecekse, bu farklı önerilerin bu çerçeve içerisinde yorumlanacak bir yanı varsa değerlendiririz. Eğer yoksa, biz zaten çerçeveyi çizdik. Buna acaba yeni bir taviz koparabilir miyiz, böyle bir durum olur mu mantığı anlayışı ile yaklaşacaklarsa bu konuda verilecek herhangi bir tavizimiz yok!"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.