Yahya Akengin ve "Eylül Kuşatması"

A -
A +

"Hisarcılar", bence edebiyat dünyamızda, estetiği, özü, derinliği, özgür bir iradeyle sanatın gizemli renklerini, şimdiki zamana sinmiş geçmiş zaman boyutlarını aramağa çalışan bir ekolün adıdır. Bu ekola mensup olanlar, geçmiş yıllarda çıkan Hisar Dergisi'nde devamlı olarak yazıları çıkmış yazar ve şairlerdir. Kitabevlerinin birbiri ardınca kapanıp yerine lanmacuncu dükkanlarının açıldığı, kültürün yerini tek değer olarak paranın aldığı; edebiyata ise siyasetin bulaştığı dönemlerde Hisar'ın kapanmasıyla bu yazar ve şairlerin de her biri bir yere dağıldı. Kimi fildişi kulesine çekildi, kimi orada burada yazmağa devam etti, kimi de bütün desteği yüreğinden alarak kitap üstüne kitap yazmayı sürdürdü. Onlar popülizme ve ideoloji bezirganlığına bulaşmadılar, dar açılara sığmadılar; şöhret ve kazanç uğruna kimselere dalkavukluk etmediler. Bana yeni yayınlanan "Eylül Kuşatması" isimli şiir kitabını gönderen Yahya Akengin de sözünü ettiğim Hisar şairlerinden biri. Onun şiiri, üstünde yaşadığımız bu toprakların, bu iklimin sesi... Akengin, ülkemizin gelmiş geçmiş şairlerin ruhunu şiirine sindirebilen hassas, mağrur ve yürekli şairi... Otuz yılı aşkın bir zamandır yalnız şiirde değil, edebiyatın diğer türlerinde de güzel eserler vermeğe devam ediyor. Başak Burcu'nun insanı olduğum için "Eylül Kuşatması"nı zevkle okudum. Kitaba adını veren şiiri, en güzel, en anlamlı, en etkileyici bir ay olan Eylül'ü hüzün derinliği içinde ustalıkla anlattığı için sevdim. Şairi sıklıkla karşıma çıkan eylül penceresinden görmeğe, anlamağa çalıştım. Dağları, denizleri davudi bir sesle anlatırken coşan Akengin, galiba genelde bir eylül şairi... Romantik, dalgın, biraz filozof ama hep hüzünlü... Gezdiği, gördüğü, yaşadığı her şeyden, hatta coşkudan ve sevgiden bile bir tutam Eylül hüznü çıkarıyor. "Geceler çıkmazından birden esen meltem misali/Ruhumun kuytularında yankı bulan bir ney sesi/Kanatlandırır yalnızlığın sultanı olan melali/Hüzünsüz demlenmedi ömrümün hiçbir neşesi..." mısraları bunun en belirgin örneği. Okuyucularım bilirler, ben, kainatı, tabiatı, hatta yaşanan olayları filozofça bir eda ile anlatmağa çalışan, mana boyutlarında şimşek çakar gibi çok etkili çağrışımlar yaptıran; dozu iyi ayarlanmış bir düşünce ile örülmüş şiirleri severim. Bu özelliği yer yer Akengin'in şiirlerinde de gördüm. Baştan dedim ya, o bir Eylül şairi diye... Hüzün kılavuzluk etti mi yolun sonu düşüncedir; düşüncenin binbir türlü halleri, binbir türlü renkleridir. Bu sebeple "Hayat, bir kendine benzer bir de suya/Akışkandır varlığı, bir koşudur dost bağına/Özleyişler ve yangınların sesini duya duya/Ferhat'ça yükleniştir yar şehrinin dağına" mısralarını okurken şairin açtığı kapıdan anlam boyutlarına geçmek benim için zevkli bir iş oldu. Şiir sevenlere, bu ülkenin değerlerini tanımak isteyenlere Yahya Akengin'i okumalarını tavsiye ederim. (Eylül Kuşatması, TÜRDAV AŞ. Tel: 0212. 511 61 62) Faks: 0212 351 54 02

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.