Yaz düşünceleri

A -
A +

Kavgalar, çekişmeler, ölümler, savaşlar, terör olayları, şiddet filmleri, bencillikler, kurt kapanları, geçim sıkıntıları, kazalar, afetler derken farkında mısınız, gün geçtikçe içimiz boşalmakta, hayatlarımız manadan soyutlanmış, tatsız tuzsuz bir hale gelmekte... Güneşin ışıklarını cömertçe saldığı bir yaz gününde Çanakkale Boğazı sırtlarında oturmuş, eski Varlık yayınları arasında çıkan "Şiir Sanatı" isimli kitabı rastgele okumaktayım. Ünlü şairler, yazarlar, düşünürler şiir üstünde ne kadar çok düşünmüşler, ne derin tahliller yapmışlar, ne güzel sözler söylemişler! Zannediyorsunuz ki bu insanlar zamanın bir başka boyutunda yaşamışlar, sonsuzluktan topladıkları ilhamlarla büyülü bir bir sanat iklimi oluşturmuşlar. Okudukça bu iklimin sizi de sardığını hissediyorsunuz. Boğazın ılık sularında yüzüp bedenimi ferahlatmış, şimdi de mana denizinin enginlerinde kulaç atmaktayım... Yüreğimin arzusuna uymuş, nice zamandır ortalıktan el ayak çeken, yaşamın tadı tuzu olan şiir duygusunu derinlerden çıkarma gayreti içindeyim. Okuduğum güzel şiir örnekleri karşısında büyük bir haz duymakla yetinmiyor, ben de bu büyülü zaman boyutunun bir parçası olmak istiyorum. Yeryüzündeki çirkinliklerden bunalmış ruhumuzu arıtacak, güzelliğe, sevgiye ve dostluğa meylimizi artıracak bir eser yazmayı düşünüyorum mesela. Tarihî seyir içinde birbirinden kıymetli eserler vücuda getirmiş dâhiler geliyor aklıma. Aslında her şey yazılmış, söylenmiş diyorum kendi kendime; "Artık onlara bile rağbet yok. Ben, daha mükemmelini yazamayacağıma göre neden nafile bir çaba içine gireyim ki?" Çok tatsız ve tenkite açık olsa da itirafım bu. Kitaplar ne kadar zengin ve tılsımlı hazinedir. Takıldığınız, sorduğunuz her şeyin cevabını ilham perilerinin yardımıyla bir kitap sayfasında bulabiliyorsunuz. İşte, benim bu tatsız itirafıma Victor Hugo'nun verdiği cevap: "Her şey baştan başlar yeni şairle; bununla beraber hiçbir şey durmuş değildir. Her yeni dâhi bir uçurumdur. Gene de gelenek var. Uçurumdan uçuruma köprü kuran gelenek; işte sanatın da, fezanın da gizemi budur; dehalar da yıldızlar gibi huzmelerle irtibat kurarlar. Hangi noktaları müşterektir? Hiçbiri, hepsi. Bir şeyler doğuyor İlias'tan büyük demek boş lafla vakit kaybetmek demektir. Sanat, küçülmeğe, büyümeye tabi değildir. Sanatın mevsimleri, bulutları, karaltıları, hatta lekeleri vardır, hepsi birer harika belki; birden karanlık çöker üstüne, elinde değildir. Fakat netice itibariyle o, insan ruhunu hep aynı kuvvetle aydınlatır. Aynı ışık yangınından hep aynı şafak söker. Homeros soğumaz, sönmez. Israrla duralım bu nokta üzerinde. Ey şairler! Rekabet güzelin yaşaması içindir; birincilik daima münhaldir. Cesareti kıran, kanatları düşüren ne varsa söküp atalım; sanat bir cür'ettir; doğacak dâhilerin geçmiş dâhilere eş olabileceklerini inkar etmek, Tanrı'nın devamlı kudretini inkar etmek demektir. Şu dâhiler yok mu, onları geçemeseniz bile denk durabilirsiniz onlara. -Nasıl? -Başka olmakla."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.