Geçtiğimiz salı akşamı Eyüp Musiki Vakfı Topluluğunun Cemal Reşit Rey salonunda verdiği 'Zeki Müren Şarkıları Konseri'ne gittim. Türk Musikisi ve Zeki Müren hayranı seçkin bir davetli topluluğu içinde nostaljik bir akşam geçirdim. Gençlik yıllarında gönül kubbesinde hoş sadalar bırakmış (nerdeyse unuttuğum) birçok sevilen şarkıyı dinleme fırsatı buldum. Gönül sözü geçti ya, siz dostlarıma onun hal-i pür melalinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Devir, değişme ve yeniden yapılanma devri diyorlar. Yeni dünya düzenine, hızlı hayat çarkına ayak uydurabilmek için değiştik, değişiyoruz, değişeceğiz derken, büyük gayretler sonucu bunu az çok başardığımızı sanıyoruz. Bu arada başına buyruk gönlümüzü: "sen hele sus bakalım" diye uykuya yatırarak üzerine zaman tülünü örtüyoruz ya. O, siniyor ama aslında uyumuyor. Hafif bir nostaljik esintide veya geçmiş zaman şarkılarının nağmelerini duyduğunda doğruluyor, üstüne örtülmüş zaman tülünü sıyırıp şöyle bir salına salına orta yere çıkıveriyor. Evet, o her zaman genç ve diri olan gönül, coşkulu; kimi mahzun, kimi deli dolu, şen şakrak haliyle, kırgınlıkları, umutları ve hevesleriyle hükmünü sürmeğe başlıyor. O zaman anlıyorsunuz ki, siz değişseniz de gönül değişmiyor. Onun için atalar: "Gönül ferman dinlemez" demişler ya. Öyle uzun boylu dur, durak, sus, otur dinlemiyor. Konser akşamında ne oldu biliyor musunuz? Öyle sanıyorum ki davetlilerin çoğu (ben de dahil) haydi bakalım, saltanatını sür dercesine gönüllerini orta yere saldı. Hepsi kucaklaşıp adeta tek gönül oluverdi. O da anıların sisli doruklarına kurulup "Tekrar bana dönsen" diye geçmişin karanlık labirentlerine atılmış hayali veya gerçek sevgiliye seslendi, "Zehretme hayatı bana cananım" diye sızlandı, "Bir gönül hikayesi anlatırdı gözlerin" diyerek serüvenini anlatmağa koyuldu, "Rüzgarlara kapılmış kuru yaprak misali" şarkısıyla halinden dem vurdu, "Ayrılık ölümden beter"in nağmelerinde hal-i pür melalini tasvir etti, "Gözlerinin içine başka hayal girmesin" nağmelerinde yakarışlarını dile getirdi, "Şimdi uzaklardasın kavuşmak hayal oldu" güftesinde ayrılıkların hüznünü vurguladı... Hasılı merhum Zeki Müren'in bestelerinin oluşturduğu mana ikliminde gönül, o başına buyruk, ferman dinlemez, arlanıp uslanmaz haliyle kendi saltanatını sürdü. İtiraf etmek gerekirse, bundan hoşlandık. Gönül deryasında hüzünle karışık tatlı duygularla bir güzel yıkanıp tazelendik. Bize bu fırsatı veren genel sanat yönetmeni, vefakar dostum Doç. Dr. Göktan Ay'a, Eyüp Musiki Vakfı Topluluğu ve solistlerine, Vakıf Başkanı Nihat İncekara'ya teşekkürlerimi sunuyorum. Bir kitap: VURGU VE VURGULAMALARI İLE TÜRK MUSİKİSİNDE PROZODİ: Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı emekli Öğretim Görevlisi Dr. Saadet Güldaş'ın ders notlarını içeren bu kitabı, dilimizin vurgusu ve vurgunun tatbikiyle nağmelenen şarkı ve türkülerin edebi-estetik. prozodik tahlillerle incelenmesi neticesinde ortaya çıkmış olup; hazırlanması sırasında Arel'in açtığı prozodi ufkunun ışığı altında pek çok bestekâr, ses-saz sanatçılarının ve nazariyatçının da görüşü alınmıştır. Başta konservatuvar öğrencileri olmak üzere musiki ile uğraşan herkese önemle tavsiye ediyorum. (İsteme Adresi: Tel: 0216 442 58 31-442 56 98)