Bir ihtimâl daha var!..

A -
A +

Osman Nihat Akın.. 1905-1959 yılları arasında İstanbul'da yaşamış bir müzik adamı.. Osman Nihat Bey, musikinin dışında iyi bir gazeteci ve spor yazarıdır.. 1930'larda başladığı spor yazarlığında "ofsayt" imzasıyla ün yapmıştır.. Sağlam bir müzik eğitimi almamasına rağmen önemli eserlere de imza atmış bir bestekârdır.. 40'a yakın eseri vardır.. "Yine bu yıl ada sensiz!.. Göze mi geldim, sen mi unuttun?.. Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin" üstadın en meşhur besteleridir.. Gelelim Osman Nihat Akın'la alâkalı anekdotumuza.. Gazeteci ve bestekâr kimliğinin yanı sıra Osman Nihat Bey esasen PTT Müfettişidir.. Günün birinde bir şubeye teftişe gider.. Prosedür gereği hüviyetini ibraz eder ve şube müdürü de kasanın anahtarlarını üstada takdim eder!.. Evraklar üzerinde inceleme yapılır ancak evrak üzerinde alınan neticeyle kasa içindeki para birbirini tutmaz!.. 25 Lira eksiktir!.. Doğru sayamadıkları zannıyla ikinci sayım yapılır, durum yine değişmez.. Bunun üzerine Osman Nihat Bey müdüre şubenin yanıbaşındaki Mal Müdürlüğüne gitmesini söyler ve sayımın kesin olarak bizzat Mal Müdürü tarafından yapılmasını ister.. Mal Müdürü gelir, kasayı sayar, para tamam çıkar ve teftiş de sona erer.. Aradan birkaç ay geçer.. Üstad bir gün müfettişler odasında otururken kapıcı kendisine bir mektup getirir.. Osman Nihat Bey zarfı açar, mektubu okur.. Ancak hem okur hem ağlar!.. Odadakiler şaşırmıştır.. Neden ağladığını ısrarla sorarlar.. O da anlatır.. Mektubu gönderen, teftişe gittiği şube müdürüdür!.. Şöyle diyordur; "Değerli üstadım, beni sayım için Mal Müdürüne gönderdiğiniz vakit, kasadaki eksik olan 25 Lirayı cebinizden tamamladınız ve dolayısıyla kasa tamam çıktı.. Kasadan parayı ben almıştım.. Zira hanımım çok hastaydı.. O parayı hanımımın doktor ilaç parası yapacaktım ve neticede iade edecektim.. Ancak siz teftişe aniden geldiğiniz için yerine koyamadım.. Sizin ince ve hassas kalbiniz herhalde durumu anladı ki, bana mesele yaşatmadınız.. Size minnettarım.. Allah sizden razı olsun.." Bu ifadelerden odadakiler de çok duygulanırlar ve üstadı tebrik ederler.. Daha sonra içlerinden bir işgüzar, Osman Nihat Beyi yolsuzluğa çanak tuttu diyerek, Başmüfettişe şikayet eder!.. Tabii Osman Nihat Akın'ın niyetinin ne olduğu herkesce malum olduğundan bir şey yapılmaz.. Ama uğradığı bu durum üstadı çok üzer!.. O da, "bir ihtimâl daha var, o da ölmek mi dersin" isimli o unutulmaz nihâvend eserini besteler!.. Evet değerli okuyucularım, bu dünyada ne hamiyetli ne merhametli insanlar yaşamış.. Yanlışlığı kişinin yüzüne vurmayacak kadar erdemli olan Osman Nihat Bey'i rahmetle anıyorum..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.