Bugünkü yazıma bir dörtlükle başlayayım.. Bakın ne demiş diyen; ALLAH İÇİN AĞLAYIP GÜLEN.. ALLAH İÇİN BİRBİRİNİ SEVEN.. İKİ DOSTTAN BİRİ ÖLÜRSE EĞER, HAYATTA KALANDIR GERÇEK ÖLEN.. Ne müthiş ifadeler değil mi?.. Karşılıksız muhabbetin ne kadar muhteşem bir tezahürü.. Gerçek dostluk bu.. İçinde riya olmayan, sadece sevgi olan.. Kinin, nefretin, hilenin, her türlü kötü düşüncenin ayaklar altına alındığı bir dünya arzu etmek her aklı başında olan kişinin emeli.. Peki yaşadığımız zaman diliminde bunlar ne kadar gerçekleşiyor?.. İşte o ayrı bir açmaz.. Ancak biz hayatımızda güzellikleri iktidar etmek için gayret ediyoruz.. Bu uğurda mücadele veriyoruz.. Vermeye de devam edeceğiz.. Gelelim 7 Mayıs Cuma gecesi yaşadığımız fevkalade güzellik arz eden bir mutluluk tablosuna.. Her ay gerçekleştirdiğmiz Dostlar Meclisimizle Türkiye Gazetemizin 40. yıl dönümü birleşince ortaya muhteşem bir tablo çıktı.. Türkiye'nin her kesiminden gelen dostlar, İhlas Holding VIP salonunu doldurdu.. Duygu ve sevinç birbirine karıştı.. Programın sonunda hemen herkes aynı cümlede birleşiyordu; "Allah dostluğa zevâl vermesin!.." TGRT HABER TV programa canlı bağlantılar yaparak "Dostlar Meclisinin Dostu" olduğunu ispat etti.. Sayelerinde, memleketimizin diğer köşelerindeki insanlar bu sevgi manzumesini tanıma imkânını yakaladılar.. Bunu Türkiyemizin pekçok bölgesinden gelen mesajlardan anladık.. Gazetemiz dünkü sayısında bol haberli ve bol fotoğraflı biçimde Dostlar Meclisini tam iki sayfa işledi.. Emeği geçen kardeşlerimi tek tek kutluyorum.. Değerli okuyucularım; Yıllardır bu tür işlerle uğraştım.. Kucaklaşmayı ve paylaşmayı gaye edinmiş birçok hasbî toplantılarda bulundum.. Ancak şunu açık ve net olarak belirteyim ki, Dostlar Meclisi farklı.. Dostlar Meclisi, valisinden kaymakamına, profesöründen iş adamına, milletvekilinden orta halli memuruna, emeklisinden daha da garibanına kadar toplumumuzun çeşitli katmanlarından gelen insanları kaynaştıran, gönülleri lisanı münasipte ve makulde birleştiren, müstesna bir topluluk.. Kısacık bir soruyla yazıma son vereyim.. Para mı, dost mu?.. Para elbette önemli.. Hele de yaşlılıkta çok mühim ve de gerekli.. Fakat dost paradan da önemli.. Neden?.. Paranın yapamadığını dost yapar da ondan.. Netice-i kelâm; Allah hakiki dosttan ayırmasın!.. "Amin" dediğinizi duyar gibiyim..